Bugün kadınların giydiği tüm iç çamaşırlarının 1918’deki bir tasarım devrimi sayesinde üretilmeye başladığını biliyor muydunuz?

Bir Fransız tarafından tasarlanan ve daha önce giyilenlere göre, modern diyebileceğimiz kadın iç çamaşırı, bu sene 100. yaşını kutluyor. Günümüz modasını şekillendiren bu gelişmenin tarihini öğrendiğinizde, siz de modern iç çamaşırının yıl dönümünün gerçekten kutlanmaya değer olduğunu düşünebilirsiniz.


Genç kadınların henüz pantolon giyemediği bir dönemde, 18. Yüzyılda,  kadınlar “iç çamaşırı pantolonları” giyiyorlardı. Uzun ve bacakları saran, içlik gibi düşünebileceğiniz pantolonlar, zamanla kısaldı. Kısa forma bürünen çamaşırlar, pileli ve geniş kalıplarla üretilerek kullanılmaya başlandı. Çamaşır pantolonlarına göre daha rahat sayılsa da, yeni kısa çamaşırlar ne yazık ki hayli açıktı ve kullanım zorluğu yaratıyordu. Genellikle belde tutturulan bir düğme ile kullanılan çamaşırlar, istenilenden çok daha fazla havadardı…

Neyse ki, yıllar geçtikçe daha kısalan çamaşırların açık kalan kısmı dikildi ve dikişli kullanılmaya başlandı.

Kadınlara kullanım pratikliği sağlayan ve aynı zamanda  şık olan bu yeniliğin arkasında ise her zaman zarafet arayışında olan Fransızlar olmasına şaşırmamak gerek. Fikrin arkasındaki kişi Pierre Valton, kadın dünyasına konfor getiren elastik bel ve pamuklu iç çamaşırını kazandırdı. İlham kaynağı ise, bir çocuk şarkısıydı.

“Maman les p’tits bateaux, qui vont sur l’eau ont-ils des jambes” yani; “Anne, suyun üstünde giden küçük tekneler, onların bacakları var mı?” sözlerini içeren çocuk şarkısı, yüksek belli çamaşırlar istemeyen Valton’u doğrudan etkiledi ve Valton, bacakları olan bir tekne imgesiyle tasarımı şekillendirdi. Bu imge o kadar güçlü bir düşünce yarattı ki kurulan şirketin adı da “Petit Bateau” yani “Küçük Tekne” oldu.

1955’te Marilyn Monroe’nun “Yaz Bekarı” filmindeki, beyaz elbisesinin havalandığı ikonik sahne ise, Valton çamaşırlarına popülerlik kazandırdı. Bu sahneyle birlikte çamaşırlar bir statü kazanmış ve özel bir sınıfın simgesi haline gelmiş oldu.

Zaman içinde, giderek küçülen iç çamaşırı boyutları, 1990’lardan sonra popüler olan tangalar ile iyice küçüldü.  Ancak bugün, çamaşırların hala küçülerek üretildiğini söylersek hata etmiş oluruz. Zira bugün, feminizmin de etkisiyle, kadının konforunun önemli olduğu tasarımlar aramıza geri döndü. Günümüzde büyük ve küçük, sade ya da gösterişli; onlarca seçenek kadınlar için tasarlanıp üretiliyor. İç çamaşırı pantolonları ile başlayan macera, çağın moda anlayışına ve yaratıcılığına göre şekillenmeye devam ediyor.

h/t: theculturetrip

Başka N’olmuş: Henüz üne kavuşmamış The Beatles’ın bir tatil sırasında çekilmiş fotoğrafları