Can sıkıntısıyla sokakta yürüdüğünüz bir zamanı hayal edin. Öylesine yürüyorsunuz, nereye gideceğiniz belli değil. Kendinize dair derin düşüncelere daldığınız bir sırada, sokağın köşesinde sıcaktan mayışmış şekilde yatan köpekler görüyorsunuz. Yanlarına yaklaşıp, hikayelerini hayal ediyorsunuz. Biraz başlarını okşadığınızda can sıkıntınız azalıyor. Sokak değiştiriyorsunuz. Bu sefer de karşınızda dimdik durmuş size bakan, sokağın sahibi gibi görünen bir kedi beliriyor. “Acaba niye böyle bakıyor?” diye düşünüyorsunuz. Sevmeye çalışsanız da o size yüz vermiyor, fakat bu hareketi yüzünüzü güldürüyor. Bunun nedenini düşünürken, hayvan dostlarınızın hikayelerini hayal etmenin, onlarla biraz empati kurmanın size iyi geldiğini fark ediyorsunuz.

İllüstratör Alper Özgün Yeşil’in önderliğinde gelişen “Urban Fables” adındaki proje de Türkiye sokaklarındaki hayvanların hikayelerine odaklanıyor. 18 sanatçının yer aldığı proje, biz hayatımıza devam ederken hayvan dostlarımızın bir yerlerden bizi gözetlediğine dair fantastik işleri içeriyor. Çalışmaların alt metninde “Onlar bizi fark ediyorken biz onları niye fark edemiyoruz?” gibi bir düşüncenin olması ise projeyi daha etkileyici kılıyor. “Urban Fables”ın Facebook sayfasında geçen şu sözler, projeye dair çarpıcı ipuçları veriyor: “Hayatınızı renklendirecek tüylü-yünlü dostu fantastik kurgularda aramak yerine dönüp sokağa bakın, milyonlarca çizmeli kedi, pikachu, gremlin, totoro (…) orada bir yerlerde yolunuzu gözlüyorlar. Birazcık ilgi onların da sizin de hayatınızda büyük farklar yaratabilir.

h/t: behance

Projeyle ilgili detaylı bilgi sahibi olmak için Facebook, Instagram ve Twitter hesaplarını inceleyebilirsiniz.

Başka N’olmuş: Birlikte büyüyen hayvanların fotoğrafları: Öncesi ve sonrası