Bir kişiyi tanımak, o kişiye dair yapmaya eğilimli olduğumuz “içe dönük” ,”ne kadar da konuşkan”, “çok sıcakkanlı biri”, “buz gibi soğuk” gibi tespitlerden çok daha fazlası. Birini gerçekten tanımak için, bu yüzeysel yorumların ötesinde o kişinin hayatıyla ilgili daha fazla detayı merak ederiz. Bu merak bizi, derin bir yolculuğa sürükleyebilir ve belki sonunda kişilerin kendilerine en dürüst oldukları yerlerden biri olan yatak odalarına kadar ulaşabiliriz. Tıpkı fotoğrafçı Barbara Peacock’un Amerikalıların yatak odalarına yaptığı yolculuk gibi. Yaşayan hikayelere tanıklık eden bu fotoğraf serisi, hepimizi tanımadığımız insanların en özel detaylarına ulaştırıyor.

Winslow (20) “Evimi Chicago’dan buraya taşıdım. Düzinelerce arkadaşımı ve son bir yılki hareketli hayatımı geride bıraktım. Eve getirebildiğim tek lütuf kedim Juno’ydu.” Westford, Massachusetts

Barbara Peacock’un günlük yaşamı ve kişisel ritüelleri belgelediği bu çalışma, Amerikan toplumunun dokusunu oluşturan nüansları yakalıyor. Bu nüanslar, kişilerin çocukluk sevincinden en damar yalnızlığına kadar geniş bir yelpazede çeşitleniyor.

Peacock, bu çalışmayı yaparken bir sürü insanla tanıştığını söylüyor. Çok fazla insanın yalnızlık çektiğini anlatan ve insanların hikaye paylaşmaya ihtiyaç duyduğuna değinen sanatçı, “İnsanların hem çok kırılgan hem de çok güçlü olduğunu öğreniyorum. Fotoğraflanmanın, birinin hayatındaki önemli bir an olduğunu öğreniyorum. Ve aslında dinlemeyi öğreniyorum.” diyor ve ekliyor: “Benimle öznelerim arasında bariz farklılıklar olsa da aynı zamanda çok temel benzerliklerimiz var. Bu herhangi bir şey olabilir: kitap ya da köpek sevgisi, kırsaldaki yerler, temiz hava, seyahat etmeye veya bir çeşit yemeğe duyulan özlem. Farklı hayatlar yaşarız ancak sarılabileceğimiz pek çok benzerliğe sahibiz.

Cody (15) “Gerçekten sinir bozucu. Arkadaşlarımla takılamıyorum, spor yapamıyorum, hiçbir şey yapamıyorum. Buraya tıkılıp kalmış durumdayım. Sadece ben ve hastalığım.”(Romazitmal ateş) Portland, Maine

Elmer (71) “Ben mucizelerle dolu bir hayat yaşadım, sonsuza dek de yaşayacağım. Beden heba olmuş gibi duruyor ama ruh hep canlı ve iyi durumda.” Boone, Kuzey Carolina

Alice (38) Chris (40) “Meşgul bir hayatın, iki çocuğun ve bir kedin varsa yalnız zaman geçirmek çok nadiren olur. Yaz geçip gidiyor gibi görünürken, bulduğumuz her zamanın tadını çıkarıyoruz.” Portland, Maine

Nito (35) “Gördüğünüz şeylerin çoğu, biriktirdiğim renkli ve eğlenceli şeyleri sergilemek için bir vitrin değil. Her şey arkadaşlarıma ve deneyimlerime bağlı bir hikaye içeriyor. Dolayısıyla, darmadağın görünümüne rağmen, bu aziz anılara kolay erişebilmek oldukça sakinleştirici ve bana hala bu insanlara ve deneyimlerime yakın hissetmemde yardımcı oluyor.” Cambridge, Massachusetts

Carol (95) “Burası benim evim mi?” Biddeford, Maine

Josh (38), Rean (37), Jackson (5) ve Amelia (1) “Eskiden yatak odamdan nefret ediyordum. Çok sıkışık ve küçük. Ancak, çocuk sahibi olmak için uzun süre bekledik. Şimdi hepimiz birlikte olduğumuz zaman mutluyuz. “Rean. Merrimac, Massachusetts

Jessica (18) “Bazen yaşam sizi oradan oraya savurur. Hayata dair en önemli şey ise ‘olmanız gereken yerde olduğunuzu hatırlamak’tır.” Milford, New Hampshire

Pepere (88) “Sabah uyandığımda onu uyandırmayayım diye çok sessiz olmaya çalışıyorum. Sonra orada olmadığını hatırlıyorum.” Jay, Maine

Avey(3) “Balığım öldü.” Portland, Maine

h/t: mymodernmet

Başka N’olmuş: “Çıplak Yüzler”: Kıyafetleri çıkarmak insanın yüz ifadesini nasıl değiştirir?