Romantizmin basmakalıp temsillerine aşinayız. Tek dizinin üzerine çöküp evlenme teklif edenlere, kalpli yastıklara, güllere, balonlara… Ama gerçek hayatta aşk pek öyle yaşanmıyor; her an sevgi yumağı şeklinde geçmiyor. Peki filmlerde gördüğümüz o romantizm aşkın sadece bir yüzüyse, geri kalan yüzlerinde neler olup bitiyor? İllüstratör Amanda Oleander, çizimlerinde işte bunu anlatıyor.

Oleander, aşka dair alışılmışın dışında sahneler resmediyor. Onun illüstrasyonlarında esas kızla esas oğlan “dünyalar güzeli” değil. Ya da aşıklar birbirinin tepesinden gül yaprakları dökmüyor. Aksine, sanatçı aşıkları genellikle evlerinde, en rahat kıyafetleri içinde, en doğal halleriyle kağıda döküyor. Amanda Oleander’in çizimlerinde gördüğünüz samimiyet, size de bir yerlerden tanıdık gelecek.

h/t: designyoutrust

Başka N’olmuş: Fotoğraflarla Serge Gainsbourg ve Jane Birkin’in efsanevi aşkı