Büyük Türkçe Sözlük’te söz, deyim, terim ve isim olmak üzere toplam 616 bin 767 söz varlığı bulunuyor. Kulağa gayet yeterli bir sayı gibi mi geliyor?

Sınırı olmayan bir okyanus gibi aslında dil. Somut varlıklara koyabileceğimiz isimler sınırlı gibi görünse de işin için hissedilenler girince onca soyut şeye her dil yetişemiyor. “Böyle şey vardır ya hani, şey olur bazen insana..” diye arkadaşımıza anlatamadığımız o “şey“in bazen bir başka dilde tek sözcükle karşılığı bulunabilir.

Marija TiurinaUntranslatable Words” (Çevrilemeyen Sözcükler) isimli illüstrasyon çalışmasında 14 çevrilemeyen sözcüğe yer vermiş. Japoncadan Yiddiş’e farklı dillerde kullanılan bu sözcükler sadece birkaç harfle aslında üzerine bir paragraf yazılabilecek anları, hisleri, “şey“leri anlatıyor.

Bizim favori sözcüklerimiz “Cafuné” ve “Torschlusspanik” oldu. Sizin favoriniz hangisi?

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 14

Schlimazl (Yiddiş): Şanssızlığı süreklilik kazanmış kişi

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 3

Duende (İspanyolca): Bir sanat çalışmasının bir insanı derinden etkileyen gizemli gücü

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 6

Age-otori (Japonca): Saçını kestirdikten sonra daha kötü görünmek

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 9

Kyoikumama (Japonca): Çocuğunun okulda başarılı olması için onu acımasızca sıkıştıran anne

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 12

L’appel Duvide (Fransızca): Direkt çevirisi “boşluğun çağrısı” olsa da daha çok yüksek yerlerden atlama dürtüsüne verilen isim

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 15

Luftmensch (Yiddiş): Hayalci insanlara denir. Direkt çevirisi “hava insanı”dır.

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 4

Tretar (İsveççe): “Tar” tek başına bir fincan kahve anlamına geliyor. “Patar” ise aynı fincandaki kahvenin tazelenmesi anlamına gelirken “Tretar” ikinci kez tazelemek anlamına, yani bir fincanı üçüncü kez kahveyle doldurmak anlamına geliyor.

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 7

Torschlusspanik (Almanca): “Kapanan kapı korkusu” gibi bir karşılığı olan bu sözcük bir insanın yaşlandıkça azalan fırsatlardan korkması durumudur

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 10

Schadenfreude (Almanca): Birisinin talihsizliğini görmekten haz almak

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 13

Tingo (Pascuense dili): Bir arkadaşının evinden önce tek bir eşya alarak sonra bütün hepsini ödünç alma isteği duymak

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 2

Cafuné (Brezilya Portekizcesi): Birisinin saçlarında elini nazikçe dolandırma eylemi

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 5

Palegg (Norveççe): Bir dilim ekmek üzerine sürülebilecek/konulabilecek bir şey ya da her şey

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 8

Gufra (Arapça): Bir avuçta biriktirilebilen su miktarı

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 11

Baku-shan (Japonca): Güzel bir kız – yüzüne bakılmadığı sürece

Marija Tiurina cevrilemeyen tercume edilemeyen sozcukler illustrasyon 1

Çevrilemeyen Sözcükler // Marija Tiurina

Başka N’olmuş: Hiyerogliflerle anlaşıyor olsaydık nasıl “Beyonce” yazacaktık?

  • Raphael B

    Cafune = okşamak neden dolandırıyorsunuz :)

  • Bora Boris

    Dergi işierini orijinalinden çevirmek pek bir zordur. Şu güzelim işi iyice bir çalışıp, “yerelleştirdikten” sonra yayınlasaydınız ya?.. Bu sayıya yetişmese ne olurdu ki? Okunuşu: Şilimaz Kökeni: Yiddiş (Yahudice) gibi.

  • Baku-shan (Japonca): Güzel bir kız – yüzüne bakılmadığı sürece

    bari ingilizceden düzgün çevrilseymiş, “arkadan bakıldığı sürece” ile “yüzüne bakılmadığı sürece” çok farklı şeyler

  • Pingback: monolog()

  • Pingback: monolog()