Hayatın anlamını ve ne olduğunu çözememiş olabiliriz ama şunu biliyoruz: Hayatı oluşturan detaylar çok karmaşık ve katmanlı. Bu karmaşayı, yaşamımızdaki her şeye belirli bir önem derecesi vererek azaltmaya çalışıyoruz. Bu sebeple gözden kaçırdığımız pek çok sıradanlık var, önem sırasında asla öne geçemeyen detaylar… Yolda yürürken önümüze düşen bir arı, ayağımıza takılan yabani otlar, yürürken vurup uzağa ittiğimiz taşlar gibi…

Bu sıradan detaylar gözümüze nasıl daha farklı görünebilir?

Alman sanatçı Anne ten Donkelaar sıradanlıklara dönüp tekrar bakıyor. Öyle ki, “oldukları gibi” gördüğümüz çiçekler Donkelaar’ın elinde, su altında süzülüyor ve adeta bale yapıyorlar. Soğuk su içinde özenle yerleştirilmiş çiçekler, zarif bir dansın ruhunu taşıyor. Daha önce eksik yapraklı çiçeklerle de bir seri yaratan sanatçı, çalışmalarıyla fotoğrafçılığa yeni bir yaklaşım sunuyor.

“Underwater Ballet” (Su Altı Balesi) serisinde, her karede bir buket var. Her buket, çok ince ve renkli iplere; ipler ise suyun dibine çökmüş metal nesnelere bağlı. Anne ten Donkelaar‘ın kareleri, buketlerin anlık dans figürlerinden oluşuyor.

“Sakat bir kelebek, kırık bir dal, garip bir şekilde büyümüş otlar, bir yaban arısı… Tüm bu eşsiz keşifleri yolumun üzerinde buluyorum ve evime, stüdyoma götürüyorum. Bu objeleri tekrar keşfetmek ve onların en avantajlı yanlarını bulmak için zaman harcıyorum. Bulduklarım bana ilham veriyor. Onlara bakarken varlıkları hakkında kendi hikayelerimi yaratıyorum. Bu değerli parçaları cam altında saklayarak onlara ikinci bir hayat veriyor ve insanlara umut vermesini umut ediyorum.” diyor sanatçı.

Anne ten Donkelaar’ın tüm sanat çalışmalarına buradan ulaşabilirsiniz.

h/t: designboom

Başka N’olmuş: Misafirlerini 90 yaşında bir tramvayda ağırlayan Kamp Kulning’e hoş geldiniz!