Yaşarken kıymeti bilinen sanatçılardan, Kolombiyalı ressam Fernando Botero ikinci kez Türkiye’de. Botero bu defa, Anna Laudel Contemporary‘de izleyicisinin karşısında.

Botero, Kolombiya’nın kuzeybatısında kalan Medellin’de doğar ve büyür. Trajik bir hayatın girdabında savruladururken matadorluk eğitimine başlar fakat bunu yapamayacağını fark edince resme yönelir. Kendisinin tabiriyle eline kalemi aldığı günden beridir resimlerinde yer alan tüm obje ve figürleri büyük ve yuvarlak çizer. Bu teknik kendi resim karakteristiğini yaratmasına sebep olur. Uzun yıllar işlerinden para kazanamaz ama resimden de vazgeçmez. 1951’de kazandığı Kolombiya Ulusal Sanat Ödülü’yle kariyerindeki ilk sıçramayı yaşar. Ardından İspanya’ya gider ve geçimini sağlamak için kopya resimler yapar. 1969’da Almaya’nın 5 müzesinde aynı anda işleri sergilenir ve dünyaca üne kavuşur.

Resimdeki figürleri neden büyük kullandığı sorulduğunda sanatçı; “Şişman güzeldir, çünkü şişman insanlar diğer insanların yüzünde hemen bir gülümseme yaratma kabiliyetine sahiptirler, sempatiktirler bu yüzden resimlerimde şişman figürleri kullanıyorum.” diyerek açıklar.

Sergi ziyaretçileri için de, yüzde tebessüm bırakan bu işleri yakından görmek hayli keyifli. 2010 yılında Pera Müzesi’nde karşılaştığımız işlere “Günlük Yaşamın Şiiri – Hayattan Sahneler”de yer verilmemiş. Serginin küratörü Dr. Klaus Wolbert’in yorumu: “Anna Laudel Contemporary’de gerçekleşecek bu sergiyi, metropol İstanbul’un en çok dikkat çeken sanat etkinliği olarak nitelendirmek yerinde olur çünkü bu sergi, büyük bir iddia ile Botero’nun sanatsal yaratıcılığının sıra dışı bir kaliteyi temsil eden spektrumunu sunuyor. Bu sergide sanatçının, dolgun vücutları betimleme konusundaki kendine özgü eğilimi dahil olmak üzere, tipik temaları ve özneleri ustaca yansıtmak için kullandığı yaratıcı çözümleri ve gayet normal dünyevi insan yaşamının hayranlık uyandıran, başarılı gözlem ve tasvirlerini görebilirsiniz.”

27 Nisan-25 Haziran 2017 tarihleri arasında Anna Laudel Contemporary’de gerçekleşen sergide Botero’nun bronz heykellerini, eskizlerini ve yağlı boya tablolarını bir arada görmek mümkün.

Başka N’olmuş: Fotoşopu adeta 19. yüzyılda icat etmiş ressamdan kadın portreleri