1989 yılının Nisan ayında New York’taki Central Park’ta koşuya çıkan 28 yaşındaki bir bankacı tecavüze uğradı ve dövüldü.

14-16 yaşlarındaki 5 siyahi çocuk, itiraflarının ardından mahkum edildi. Ancak ağzı ve kalemi olan herkes onları “hayvan“, “uyumsuz kaçık“, “park çapulcusu” olarak adlandırdıktan hemen sonra. Bu çocuklara gerçekten de önce hayvan gibi davranılmış, ardından 13 yıl boyunca demir parmaklıkların arkasında tutulmuşlardı. Ta ki seri tecavüzcü Matias Reyes‘tan gerçek bir itiraf gelene ve ortaya şok eden yeni DNA kanıtları çıkana kadar…

Central Park Beşlisi denilen bu beş çocuk itirafta bulunmuştu. Ancak itirafta bulundukları ve yaşadıklarına emin oldukları şey gerçekte yaşanmamıştı.

Başınıza böyle bir şey gelmez diye mi düşünüyorsunuz? Emin olmayın. Çünkü yeni bir bilimsel çalışma gösteriyor ki söz konusu durum neredeyse herkesin başına gelebilir. Biraz yanlış bilgi, biraz cesaretlendirme ve üç saatin neticesinde araştırmacılar çalışmaya katılan gerçekte herhangi bir suç işlememiş öğrencilerin yüzde 70’ini suç işlediklerine ikna edebilecek noktaya geldi.

Çalışmaya katılan üniversite öğrencileri itiraf sırasında hiçbir şeyi üstünkörü geçmedi. Bedfordshire Üniversitesi’nde adli psikoloji dersleri veren çalışmanın başındaki isim Julia Shaw hatırlanan şeylerin detaylı deneyimler, kapsamlı hikayeler olduğunu söylüyor. Sonuçların “kesinlikle beklenmedik” olduğunu ekleyen J. Shaw çalışmanın başlangıcında bekledikleri oranın yüzde 70’ten çok aşağıda, sadece yüzde 30 olduğunu dile getiriyor.

julia shaw sahte anilar itiraf ifade yanlis kurgu gercek nolmus 2

O halde daha önce bir polisle iletişime bile geçmemiş bu gençlerde nasıl sahte anılar yaratabildiler?

British Columbia Üniversitesi’nden Stephen Porter ile Julia Shaw ilk önce sahte suçluların gençlik yıllarıyla ilgili bilgi topladı. En yakın arkadaşları, nereli oldukları gibi bilgiler… Tabii bu bilgilerin toplanması için öncelikle bir etik komisyonunun onayı alındı. Ardından 45 dakika süren görüşmeler başladı. Görüşmelerin neticesinde Julia Shaw, katılımcı öğrencilerden iki tür bilgi kopardı. Bunlardan ilki öğrencilerin hatırladıkları gerçek birer deneyime aitti. İkincisi ise uydurulmuş bir deneyimdi. Yani öğrenciler bu gerçekte yaşanmamış anları yaşadıklarına ikna edilmişlerdi.

Verdikleri ifade birkaç bilgiyle teyit edildikten, bunlar uydurulmuş suç deneyimlerine eklendikten sonra öğrencilerin büyün bir çoğunluğu ikna olmuştu ki artık birer suçluydular.

Bir kız öğrenci lise yıllarında bir sınıf arkadaşına fiziki saldırıda bulunduğunu söylediğinde bütün boşlukları “detaylı” bir şekilde doldurdu. Nasıl bir silah kullandığı (bir taş), tartışmanın konusunun ne olduğu (bir çocuk), polis onu aramaya geldiğinde akşam yemeğinde ne yediği, ve hatta polis memurunun saç rengi… Hepsi tamamdı.

Bilişsel psikoloji uzmanı Elizabeth Loftus çalışmayla ilgili şöyle diyor: “Sahte anılar Inception‘daki gibi gerçekleşmiyor. Bu anılar daha çok sizin tarafınızdan ve başkaları tarafından düzenlenebilir bir Wikipedia sayfası gibidir. İnsanlar bir kez bir şeyin doğru olduğuna inandığı anda hayalgücü devreye giriyor. Ardından geçmiş deneyimler, hatta filmlerden hatırlanan kareler zihinde birleştiriliyor ve içselleştiriliyor. Sonuçta gerçek ve kurgu ayırt edilemez bir hale geliyor.

[NPR aracılığıyla]