İnsanın kendi iradesiyle veya irade dışında sebeplerden kel olması erkekler ve kadınlar için farklı farklı sosyal durumlar yaratıyor. Kel bir kadının sokakta yürürken gözle tacizlere maruz kalması kuvvetle muhtemelken bir erkek için durum “Kel erkekler daha mı seksi?” tartışmalarıyla şenleniyor.

İzlanda‘da yer alan kuruluş Baldvin (“Güç, dayanıklılık “anlamında bir kelime) ve fotoğrafçı Sigga Ella‘nın işbirliğiyle bu cinsiyetçi basmakalıbı sorgulayan bir fotoğraf serisine imza atıldı. Kuruluşla aynı adı taşıyan “Baldvin” adlı seride yedi kadın kamera karşısına geçti. Kadınların her biri Alopecia (bağışıklık sisteminde meydana gelen bir bozuklukla saçların bölgesel veya tamamen dökülmesi) yani kellikten muzdarip. Serinin amacı ise bu kadınların varlığına ve Alopecia’ya dair farkındalık yaratmak.

alopecia kellik fotograf kadin 2

Fotoğrafçı Sigga Ella seriyle ilgili şunları söylüyor: “Toplumsal cinsiyetle ilgili birçok basmakalıp yargı var. Bunlardan biri de ‘Kadınlar uzun saçlı olmalıdır.’. Bu yüzden kel kadınlar her zaman toplumda uzun saçlı kadınların kabul edildiği gibi kabul görmüyor. Bu tartışmayı başlatmak ve cinsiyet basmakalıplarına karşı çıkmak gerekiyor.”

alopecia kellik fotograf kadin 3 alopecia kellik fotograf kadin 4 alopecia kellik fotograf kadin 5 alopecia kellik fotograf kadin 6 alopecia kellik fotograf kadin 1 alopecia kellik fotograf kadin 7

Başka N’olmuş: Giydiklerimizin vücudumuzda bıraktığı izler: Gerçekten bu kadar zahmetli olmak zorunda mı?

h/t: sigga ella

  • Neval Basut

    Bunu yalnızca toplumsal cinsiyet normu olarak değerlendirmek eksik kalır. Atasal erkek kadının üretkenliğini değerlendirmek için bazı fiziksel ipuçlarına ihtiyaç duymuştur. Saçın uzunluğu ve parlaklığı da kadının gen kalitesinin iyi olduğunu ve gençliğini -dolayısıyla üretkenlik başarısını- gösterir. Bu tabi ki toplumsal cinsiyetin olmadığı, fıtratımızda bunun var olduğunu göstermez ancak bu yönüyle de ele almak anlamamıza yardımcı olabilir.