Mutsuz olduğunuz bir an, sonbaharın ilk sarı yaprağı ayağınızın ucuna geldiğinde mutlu bir ana dönüşecek. Yüzünüzdeki tebessümü en yakınınızdaki kişiyle paylaşacaksınız, o kişi bu tebessümü büyütüp başka bir kişiye yansıtacak. Tam bir kelebek etkisi… Bu etkinin hayatımıza girmesine izin verdiğimizde, uğruna gözyaşı döktüğümüz şeyleri akışına bırakacağız. Belki de mutlulukla mutsuzluğun birbirinden ayrılamayacağını öğreneceğiz. Peki bunları bize söyleten şey ne? Tabii ki Andreas Preis’in “Kelebek Etkisi” adını verdiği tatlı çalışma. İllüstratör Preis, elle çizdiği kelebekleri kamusal alanlara yerleştiriyor. Kelebeklerin üstündeki mesajlarla da insanlarda bir kelebek etkisi yaratmayı istiyor. Ona göre bu çalışmanın tek amacı, insanları gülümsetmek.

Preis’ın insanlarda bir “kelebek etkisi” yaratma isteği ve bu etkiyi tüm dünyaya yayma arzusu, hepimizin kalbindeki “Hayat Sevince Güzel” kanalını tekrar açabilir. Preis “Şu anda Avrupa, Asya ve Güney Amerika’nın her yerine yayılmış binlerce kelebek var. Onları barlara, kulüplere, lokantalara, sergilere, motosikletlere, masalara bıraktım. İnsanları gülümsemekten başka bir amacım yok, sadece birkaç saniyeliğine bile olsa. diyor.

h/t: behance

Başka N’olmuş: Dövme ve kedi tutkusunu birleştiren Japon sanatçının illüstrasyonları