Hayatınızda bir şeyleri planlamakta zorlandığınız olmuştur. Haydi bir şekilde planladınız. Ama bu sefer de hiçbir şey planladığınız gibi gitmedi. Çok tanıdık değil mi? Belki bazen sadece başlangıcı planlamak, süreci doğaçlamalara bırakmak gerekiyordur. Tıpkı Montreal merkezli fotoğrafçı Francois Ollivier‘in yaptığı gibi. Başlangıçta hiçbir planı olmayan Ollivier’in tek isteği Küba’da fotoğraf çekmektir. Ollivier, orada geçirdiği sürecin etkisiyle fotoğraflarının temeline Küba’nın özgün renklerini ve insanlarını oturtmaya karar verir. Siz de fotoğraflara baktıkça, doğaçlamanın hiç de kötü bir şey olmadığını, aksine zaman zaman yaratıcılığı perçinlediğini fark edeceksiniz.

Fotoğrafçılığa başlamadan önce kendisini “yaratıcı bir reklam adamı” olarak tanımlayan sanatçı, fotoğrafa bakışını şu sözlerle anlatıyor: “Benim yaklaşımım doğaçlamayı kabul etmeye dayanır. Fotoğrafçılığı basit olgusal gözlemler yapmak ve aynı zamanda insanları, yerleri, çizgileri veya ışıkları yalnızca bir kez olacak şekilde bir düzende toplamak için kullanıyorum.” Serinin, Havana’nın canlı bir portresini yarattığı düşünüldüğünde, Ollivier amacına ulaşmış gibi görünüyor.

h/t: ignant

Başka N’olmuş: Atıklarla yaptığı tekneyle dolaşarak nehir kenarındaki hayatlara dokunuyor