Röportaj: Cansu Yalçın, Caner Uzun

Video: Nazlı Khoshkhabar, Kaan Şahin

Klasik müzik kariyeri ve öğretmenlikle başlayan; ardından solo kariyere ve çok konuşulan cover‘lara uzanan bir macera La Dee Eda‘nınki… La Dee Eda uzun yıllardır müziğin içindeyken 2014 yılında çıkardığı Black Bird single’ıyla dikkatleri üzerine topladı.

Mind Shifter ise 2013’te ilk albümünü yayınlayan bir synthwave/synthpop müzik projesi. Orhan Yılmaz’ın kurduğu ve daha sonra Meriç Erseçgen’in katıldığı grup Türkiye ve dünyadan önemli isimlere remix‘ler yaptı.

Biz de, La Dee Eda ve Mind Shifter’ı 20 Şubat’ta Babylon’da beraber verdikleri konser öncesi yakaladık. Konser, beraber yer alacakları projelerin de habercisiydi. La Dee Eda ve Mind Shifter’la müzik maceralarına ve yeni projelerine dair keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

La Dee Eda, ne zamandır müzik yapıyorsun? Nasıl başladı?

La Dee Eda: 11 yaşımdan beri müzik yapıyorum. İlkokulda, ortaokulda devlet okuluna gittim ben. Ne zaman ki notalar karşımıza çıktı, bir enteresan geldi bize bu hadise. Böyle başladı. Evdeki mevcut müzik aletlerini biraz kurcalayarak; ailenin desteği, piyano, konservatuar, sonra öğretmenlik derken solo kariyer geldi. Bir şekilde 20 senedir müziğin içindeyim.

la dee eda mind shifter roportaji nolmus 2

Peki ya sahneye çıkışın nasıl oldu?

LDE: Klasik müzik anlamında düşünürsek; üniversiteden beri performer olarak fagot ya da piyano çalıyorum. Ama bu yaptığım solo projeyle ilgili son iki senedir aktif olarak sahne alıyorum. Onun öncesinde klasik, Tchaikovsky çalıyorduk. Şimdi “Everything is a Dream” çalıyoruz.

Mind Shifter nasıl bir araya geldi?

Orhan Yılmaz: Mind Shifter benim 2012 yılında başlattığım bir proje. Bir trafik kazası geçirmiştim. Sonrasında evde kapalı kaldığım 65-70 günlük bir iyileşme sürecim oldu. O süreçte başlattığım bir müzik projesiydi Mind Shifter. Onun öncesinde, liseden beri müzikle uğraşıyorum. Profesyonel olarak grupla çalmam üniversite yıllarında başladı. 2005 yılında elektronik müziğe merak saldım. Dj’lik yaparak başladım; daha sonra işin mutfağına girdim. Birkaç EP yayınladım. Daha farklı bir tarz, elektro tekno işler yapıyordum. Kazadan sonra bu müziği yapmaya başladım. Aslında hep dinlediğim, çaldığım bir şeydi ama hiç prodüksiyon anlamında yapmamıştım. Bir albüm yayınladım Partapart Records’tan. İstanbullu bir oluşum. İkinci EP’yi çıkartırken de Meriç’le yollarımız kesişti. Meriç’le yollarımız on sene öncesinden de kesişiyor aslında; biz üniversiteden arkadaşız. Meriç de müzisyen. Onun o zamanlar grubu vardı vs. Meriç’e “Bak ben böyle bir şey yapıyorum.” diye işleri yolladım. Meriç’le müzik konusundaki zevklerimiz uyuşuyor. Ortak şeyler dinliyoruz. “Birlikte çalalım mı?” dedi. Ben de zaten bu işi live yapacaksam bir band olsun, tek başıma yapmayayım istiyordum. Bir davulcu, bir bas gitarist… Meriç’in gelmesi çok iyi oldu. Parçaları tekrar düzenledik. Şimdi yeni bir albüm hazırlıyoruz.

babylon la dee eda mind shifter nolmus roportaj 6

La Dee Eda ve Mind Shifter nasıl tanıştı?

LDE: Çöpçatanımız var bizim.

OY: Bir arkadaşım (Doruk Güralp) Eda’ya yaptığı bir remix’i bana yolladı. “Orhan bir remix yapıyorum bir arkadaşıma. Bir dinler misin? Yorumunu istiyorum.” dedi. “Tabii yolla” dedim. Dinledim ve “Bu vokal kim?!” dedim. Çünkü biz Meriç’le “Yeni şarkılarda vokal kullanalım.” diye yeni bir karar almıştık. Biraz sound’u değiştirelim, yumuşatalım, synthpop’a kayalım istiyorduk. Eda’yla iletişime geçtik. “Everything is a Dream” parçasını ben o aralar bitirmiştim. Eda’ya yolladım. Sonrası böyle devam etti. 2-3 parça daha yapıyoruz.

LDE: Onlar kaynatıyorlar kazanı; ben sözleri yazıyorum. Ortaya büyülü bir kimya çıktı bir anda. İstediğimiz şeyler çok tuttu birbirini Orhan’la. Öncesinde beraber müzik yapmıyorduk; birbirimizi dinlemiyorduk. Fakat beraber bir şeyler yapmaya başladığımız anda yanılma olmadan güzel bir sonuç çıktı.

La Dee Eda, senin geçen yıl Nisan ayında çıkan bir albümün vardı, değil mi?

LDE: Nisan ayında Black Bird’ü ben herhangi bir record firmasıyla anlaşmadan kendim piyasaya çıkardım. Orhan’ların da çalıştığı Partapart firmasından çıkacak bu single ve bunun için remix arayışımız var. Doruk Güralp’ten rica ettim. Bir isim daha var onu daha açıklamıyoruz. Single’ın tam olarak piyasaya çıkışını aslında Mart’ın sonuna doğru düşünüyoruz.

babylon la dee eda mind shifter nolmus roportaj 1

Peki sadece dijital ortamlarda mı albümleriniz?

LDE: Evet ıslak kopya olarak şu an yok.

OY: Bizim şu an öyle ama full albümde, eğer ayarlayabilirsek, plak olarak basmak istiyoruz. Plak çok evladiyelik bir şey ve o hatıra bize. Yoksa zaten ticari bir beklentimiz yok.

Meriç Erseçgen: Kopyalanamıyor bir de.

Bu albümde berabersiniz o zaman. Başka vokaller var mı?

LDE: EP’de beraberiz evet.

OY: Yeni yaptığımız albümde birçok şarkı vokalli olacak gibi. Üç farklı vokal daha var.

LDE: Biri benim kardeşim.

O.Y.: Ada Sanlıman, Görkem Han Jr. var. Robert Daluz diye Avusturya’dan bir arkadaşımız var. Bir aksaklık olmazsa şimdilik bu isimler gözüküyor. Şu an albümü hazırlıyoruz. Evde ben aranjman kısmını hallediyorum. Geri kalanı Meriç’le yapıyoruz. Meriç çok yoğun çalışan bir insan. Kendisi Altın Portakal’lı bir ses tasarımcısıdır aynı zamanda. Albümü yazın başına yetiştirmeyi planlıyoruz.

La Dee Eda’yı pek çok insan cover’larından biliyor. Aslında yurt dışında da ismini bilenler var.

LDE: Evet, Fall Out Boy coverıyla tanıdılar beni. Aslında ben böyle şeyleri pek yapmayı düşünmüyordum. 2-3 sene öncesine bandı sararsanız; bir öğretmenlik, bir klasik kariyerde devam ediyordum. Ama kendi kendime de bu yaptığım cover’ları kaydediyordum. Ufak ufak Soundcloud’ta, kendi kişisel Facebook hesabımda paylaşmaya başladım. Baktım tepkiler güzel geliyor. Eş dostun da verdiği gazla biraz daha büyümek için bir sayfa açtım internette. La Dee Eda mahlasına girdim. Daha sonra kendi şarkılarımı da kaydedip fikir almaya başladım. Baktım buradan da geri dönüş alıyorum. Yavaş yavaş cover’ları bir tarafa bıraktım. Ben zaten yıllardır şarkı yazıyorum. Onları piyasaya çıkarma cesaretini kazandım.

Seninle ilgili bir araştırma yapınca gördük ki herkes cover’larından bahsediyor. İyi bir cover’ın nasıl olması gerektiğiyle ilgili bir formülün varmış gibi bir durum var yani.

LDE: Hala seviyorum cover yapmayı. Hatta Türkçe cover’lar da yapmaya başlayacağız şimdi konserlerde. Formülü ise sevdiğim parçalar olması. Parçanın orta yerinde aklıma bir loop takılıyor. Onu kafamda döndürüyorum. Piyanonun başında oynarken bir şeyler çıkıyor ortaya. Tak diye bitmiyor. Bir cover’ın bitmesi bazen 10 ayı alabiliyor. Tamamen oynamayı sevdiğim bir oyuncak gibi düşünüyorum ben onu.

La Dee Eda mahlası nereden geliyor?

LDE: “La Dee Da” mırıldanmak anlamına geliyor. Ben de bir kelime oyunu olsun istedim. Benim soyadım Köyağasıoğlu olduğu için pek öyle sahnede sevecen bir görüntüsü yok. (Gülüşmeler) La Dee Da ufaklıktan beri de arkadaşlarımızla kullandığımız bir sözdü.

Juveniles’in Washed Away’ine yaptığı remix‘le de biliyoruz Mind Shifter’ı…

OY: Fransız grup Juveniles’in çok büyük hayranıyım. İki defa izledim. En son buraya İKSV’ye geldiklerinde izlemiştim. Sonrasında kendilerini Peyote’te yakaladım ve teklif götürdüm. Bir hafta sonra kayıtları yolladılar. Güzel bir remix oldu. Arada remix’ler yapıyoruz. Portecho’ya yaptık, Görkem Han’a yaptık. AwayDays’e yaptık. Türkiye’den isimlere yaptık. Şimdi Ezgi’ye Saint Kitten’a hazırlıyoruz bir remix. Remix yapmayı da seviyoruz Amerika’da yaşayan bir Türk sanatçı Sırma’ya yaptık. 5-6 tane filan remix de var onun dışında ekstradan.

babylon la dee eda mind shifter nolmus roportaj 5

Peki Mind Shifter’ın Türkiye’deki dinleyici kitlesi nasıl? Kimler dinliyor sizi?

OY: Arkadaşlarımız (Gülüşmeler)

ME: Arkadaşlarımız ve onların arkadaşları (Gülüşmeler)

OY: Fan Page’e bakıyorum, tanımadığım insanlar da var.

Sizi nereden buluyorlar?

OY: Soundcloud, Spotify, itunes, Deezer… Remix’lerden de çok geri dönüşler aldık. SoundCloud’da Görkem Han remiximiz 20.000 dinlenme aldı. Biz çok severek yaptık. O da çok memnun oldu remix’ten. Yani bir şekilde duyuluyor ismimiz. Yaptığımız şeyin de, özellikle synthwave’in çok fazla dinleyicisi yok.

ME: Spesifik bir tarz çünkü. Bir kalıba sokmak da çok istemiyoruz aslında. Eski synthler, sesler kullanmaya çalışıyoruz. Çünkü öyle şeyleri çok seviyoruz. Özellikle mesela Jean Michel Jarr tarzı sanatçıların hayranıyız. Bizi etkiliyorlar doğal olarak.

La Dee Eda, müziği öğretmek nasıl bir şey peki?

L.D.E.: Müziği öğretmek güzel bir şey. 10 senedir yapıyorum. İlk olarak, biraz da harçlık çıkarmak için , piyano öğretmenliğiyle başladım. Derken çok hoşuma gitti. Çocuklarla iletişim kurmayı çok seviyorum. O da beni müzik kadar etkileyen bir alan. Baktım bu piyano derslerinden haz alıyorum; güzel sonuç da veriyor, okullarda özel dersler vermeye başladım. Daha sonra müzik öğretmenliğine başladım. Bu da yaklaşık 8 senedir devam ediyor. Hem anaokulunda hem ilkokulda derse giriyorum. Bir akapella grubum var. Hatta Türkiye’de ilk lise seviyesindeki akapella grubu (İzmir’de) bana ait. Onları senfoniyle konsere çıkardım. Bu da ayrı bir kariyer. Bırakmayı da pek düşünmüyorum.

La Dee Eda, bizi nasıl bir albüm bekliyor? Yaratım sürecinden bahseder misin?

L.D.E.: Albüm organik. Yani parçaların içinde duyduğumuz her şeyin ağırlıklı olarak insanlar tarafından çıkartıldığı; piyanonun demirbaş olduğu bir albüm. Belki dünyada artık çok fazla dinlenmeyen bir trend, piyano baladları 90’larda kaldı belki… Tabii karşımıza çıkan müzisyenlerle de bu iş değişebilir. Farklı prodüktörlerle çalıştığımızda farklı bir tarz yakalayabiliriz. Daha albüm için bir plak şirketiyle anlaşmadık. Albümde kendi yazdığım İngilizce şarkılar olacak. Hali hazırdaki cover’lar dışında konserlerde çaldığımız bir 7-8 şarkımız var. Albüm en geç önümüzdeki sene çıkar. İkinci aşamada da Türkçe şarkılar var. Henüz Türkçe şarkılarımı kimse bilmiyor. 5 sene içinde Türkçe bir albüm de yapmayı istiyorum.

babylon la dee eda mind shifter nolmus roportaj 3

Caner: Son olarak “N’olmuş?” diye sorsak?

L.D.E.: Keşke bununla ilgili zekice bir şey düşünseydik.

O.Y.: Trafoya kedi kaçmış.

————————–

La Dee Eda Facebook

La Dee Eda Websitesi

Mind Shifter Facebook