New York’ta bir grup sanatçı ve aktivist, metro sistemindeki iki trene Metropolitan Transit Authority (Büyükşehir Ulaşım Otoritesi) adlı bir reklam serisi yerleştirdi. Protest reklam serisi insanlara “Korkmayın, sadece farkında olun.” mesajı veriyor. Peki bu panolarla yolcuları tam olarak neye dair uyarmak istiyorlar?

MTA serisi, aslında New York’taki metro panolarında bulunan “Bir şey Görürsen, Bir Şey Söyle” sloganlı kampanyanın görsellerine benziyor. “Bir Şey Görürsen, Bir Şey Söyle” kampanyası, herhangi bir vatandaşın terörist bir saldırı şüphesi taşıyan bir durumla karşılaştığında yetkililere haber vermesi üzerine kurulu. Fakat aktivistlerin bu konuya bakışı biraz farklı: “Korkan insanları manipüle etmek kolaydır.” diyorlar. Bu bakış açısı da MTA serilerini bir çağrı noktasına taşıyor. Mesela kurmaca reklamlarda Jo adlı bir otobüs şoförü şöyle diyor: “Şüpheli bir çantayı ihbar etmem gerektiğinin hatırlatılmasına sevindim. Ama acaba, kendi başkanım sürekli bir korku ortamı sürdürmek için gayet istekli olan medyayı kullandığında, gerçek terörist kimdir ve benim paniğim kime kazandırır?”

aktivist protesto metro reklam pano siyasi 4“Gördüğüm sahipsiz çantayı ihbar etmeyi biliyordum. Peki hükümetimin Ortadoğu’nun istikrarını bozan ve böylece terörizmin artmasına neden olan tavrını görünce neden konuşmaya teşvik edilmedim ki?” -Adam

“Bir Şey Görürsen Bir Şey Söyle” kampanyasının posterleri gibi görünen bu reklamlar, değiştirilmiş alıntılara ve günümüz iktidar yapısı tarafından oldukça sivri algılanacak ifadelere sahip. Posterleri hazırlayan sanatçı, ismini vermemek koşuluyla telefonda Hyperallergic’e şunları söylemiş: “Asıl kampanyadaki insanları kullanıyorum, bu sayede görsel olarak ilk bakıldığında farklı oldukları dikkat çekmiyor. Posterler, onları milyonlarca kez gören insanlar tarafından fark edilmeyebilecek kadar ince bir şekilde tasarlandı.”

aktivist protesto metro reklam pano siyasi 5

“Kendimi gördüğünü rapor eden bir kahraman gibi hissettim. Ancak beni sahipsiz bir paketten daha fazla korkutan şey, sahipsiz bir politikacının varlığıdır. Temsilcilerimizin aldıkları oyları nasıl değerlendirecekleri konusunda onlara göz kulak olmalı ve onları sorumlu tutmalıyız.”  -Melissa

Sanatçı, kesinlikle saldırılara karşı önlem almanın doğru olduğuna değiniyor, ancak sorunun kökenine inilmemesinden de oldukça rahatsız: “Sonuçta Boston’daki bombalı saldırılara karışan bir sırt çantasıydı, bu yüzden şüpheli çantalar için dikkatli olunmalı. Bunu reklamlardan uzaklaştırmak istemiyordum. Ama sana bana uyanık olmamız gerektiğini söyleyen bir kampanya var ortada. Ve sorun önünüzde olduğunda sadece bir şeyler söylemek işe yaramaz. Sorunun biraz daha gerisine gitmeye çalışalım. Bu sorunun kökü nerededir? “

aktivist protesto metro reklam pano siyasi 1

“Şüpheli bir çantayı ihbar etmem gerektiğinin hatırlatılmasına sevindim. Ama acaba, kendi başkanım sürekli bir korku ortamı sürdürmek için gayet istekli olan medyayı kullandığında, gerçek terörist kimdir ve benim paniğim kime kazandırır?”

Elbette ki bu alternatif reklamlar çoktan tepki görmeye başlamış, ama aktivistlerin tavrı çok net. Onlar, kökene inmek isterken bir yandan da siyasi açıdan hesap verebilirlik bekliyorlar.

h/t:hyperallegic