New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi‘nde bu Salı açılan serginin başlığını duymak bazılarımızı şaşırtabilir. “Ölüm Ona Yakışıyor: Bir Yüzyılın Yas Kıyafetleri” adlı serginin konusu 1815–1915 yılları arasındaki yas kıyafetlerinin ve modasının estetik gelişimi. Kronolojik sıraya göre dizilmiş elbiseler yas tutmanın toplumsal gelişimini ve yansımasını kadın kıyafet ve aksesuarları aracılığıyla inceliyor.

Serginin Cadılar Bayramı’na bu kadar yakın bir tarihte açılıyor olmasının tamamen tesadüfi olduğunu belirten küratör Harold Koda, “Yas üzerine bir sergi açmak için yılın her zamanı uygundur, çünkü yüzeysel bir şekilde bakarsanız yas oldukça şık bir şey.” diyor. Zaten sergi yas üzerine yoğunlaşmadan önce Koda’nın uç modaya karşı duyduğu ilgiden doğmuş.

yas modasi nolmus 2

Bir önceki nesle göre bizim ölümle daha yakın bir ilişkimizin olduğu söylenebilir. Karanlık bir periye benzetilen ve çekiciliğinin bir kısmı da suratsızlığından kaynaklanan Lana Del Rey’in başarısı bile bu şekilde açıklanabilir. Ölüm nadiren onun popüler şarkı ve albümü “Born to Die”da olduğundan daha çekici olmuştur.

yas modasi nolmus 4

Son zamanlarda yas ve onun sağ kolu olan melankoli; sergilerde, televizyon programlarında, filmlerde, sanatta ve müzikte sıkça yer almaya ve çoğu insanın görmezden gelmek istediği bu konuya değinmeye başladı. Serginin oluşumuna yardım eden Evan Michelson toplumun ölümle olan ilişkisinin dönemsel olduğunu ve Viktoria döneminde yaşamış kimseler için ölüm maskeleri, ölümden sonra çekilmiş fotoğraflar gibi objelerin tuhaf olmadığını ifade ediyor. Sergideki elbiseler şüphesiz ki büyük bir acının dışavurumunu yansıtıyor, ama aynı zamanda böyle durumlarda bile toplumsal yas kurallarına ve modaya uygun davranıldığını belirten sosyolojik bir incelemeye olanak veriyor.

Görseller: Metmuseum Twitter, Metmuseum

[The New York Times aracılığıyla]