Romeo ve Juliet’in şehri Verona’daki en romantik yer neresi mi?

Club di Giulietta (Juliet Kulübü).

Letters to Juliet (Aşk Mektupları) filmini izlemiş olabilirsiniz. Genç bir Amerikalı gazeteci Juliet Kulübü’nde çalışan gönüllüler arasına katılır, onlar gibi dünyanın her yerinden Shakespeare’nin kahramanı Juliet’e bazen bir tavsiye almak için, bazen iç dökmek için yazılan mektuplara cevap vermeye başlar. Filmde bazı detaylar (ofisin tam Juliet’in yaşadığı evin karşısında olması gibi) kurgulanmış olsa da aslında yıllardır o meşhur balkonlu meşhur evin çok yakınında, tren yolunun kenarında para almadan çalışan 15 gönüllünün olduğu ve her gün onlarca mektup alan ve neredeyse her birine cevap yazan bir ofis bulunuyor.

Yılda 5 binden fazla mektup alıyoruz!” diyor gönüllülerden biri. “Ayrıca Juliet’in evinde ve mezarında bırakılmış binlerce not bulabiliyorsunuz.

Juliet Kulubu mektup verona italya shakespeare nolmus 4

Gelen her dört mesajdan üçünün kadınlar tarafından yazıldığını söylüyor ofistekiler. En çok da Amerikalı genç kızlardan mektup alıyorlarmış. Bazen Shakespeare’in kaleminden çıkmış gibi romantik mektuplar oluyormuş bunlar, bazen “Kalbimde bir tür karın ağrısı var.” kadar anti-romantik…

Juliet’in evinde ziyaretçilerin mektuplarını bırakabileceği bir posta kutusu ve mail atabilecekleri dört bilgisayar bulunuyor. Ancak işin romantizmini korumak gayesiyle sanıyoruz, ofiste biriken mektupların yalnızca yüzde onu bilgisayar çıktısı oluyormuş.

Juliet Kulubu mektup verona italya shakespeare nolmus 3

Ofise ulaşan mektupların çoğu mürekkep ve kalemle elde yazılmış. Ofis de aynen bu şekilde, aynı samimiyette cevaplarını yazıyor mektup sahiplerine. Kulübün arşivcisi Giovanni Carabetta, “İnsanların çok sık yazdığı bir şeydir: ‘Beni anlayabilecek tek kişi sensin.’” diyor.

Dokuzuncu sınıfa giden bir kızdan aldığımız mektupta bu mektubu yazarken ağladığı çünkü erkek arkadaşının bir sokak kavgasında öldürüldüğü yazıyordu.” diyor gönüllülerden biri. “Belki de en zor cevap verdiğim mektup yine genç bir kızdan geldi. Kendisini oyaladığını düşündüğü bir adamdan çocuğu olmuş. O çocuğu aldırıp aldırmaması gerektiğini bilemeyen ve Juliet’e soran bir kız… Ona ‘Kalbinin sesini dinle’ diyebildim.

Ofisteki gönüllüler bazen psikologlardan yardım istiyor. “Arşivlerimizdeki belki de en ilginç olay Verona’dan genç bir adamın hikayesi. 24 yaşındayken bir mezarlıkta mezar taşlarının birinin üzerinde genç bir kadının fotoğrafını görüyor. Onlarca yıldır bakımsız bu mezarda yatan kadınla bir tür ilişki kuruyor. Yaşadığı şeyi aşk olarak adlandırıyor.

Juliet Kulubu mektup verona italya shakespeare nolmus 2

Artık bize hiçbir şey garip gelmiyor.” diyen gönüllüler bir hayli zaman alan bu işi tamamen ücretsiz yapıyor. Kurulun pullar için bir miktar para verdiğini ama onun bile yetmediğini söylüyorlar. Giulio Tamassia, “Yaptığımız şey karşılığında hiçbir şey almıyoruz.” derken bir başka gönüllü “Hiçbir şey olur mu hiç Giulio… Karşılığında bu harika mektupları okumanın zevki var.” diyor.

Bir aşk ilişkisi mutluysa, mutludur. Ama önemli olan yaşayan bir kalbe sahip olmaktır, öyle değil mi? Hislerinle bir olmak, bütün olmak… Aksi takdirde her şey kaybolur, gider.” diyor gönüllülerden Marchi.

Muhtemelen Juliet bu düşünceyi hararetli bir şekilde savunurdu, öyle değil mi?

Başka N’olmuş: 50 yıllık sevgililerin ağzından aşk sözleri

Başka N’olmuş: Bitmiş bir ilişkiden geriye kalanları sergileyebildiğiniz müze

Başka N’olmuş: Shakespeare sevenler bu gelişmeye şaşıracak

[The Guardian aracılığıyla]