Tam Batı’da bir MBA programına katılacakken, tüm “ideal” planları bir kenara bırakıp kişisel yolculuğuna çıkan Bahar, bu yolculuktaki spiritüel günlüğünü bizlerle paylaşıyor. ODTÜ Sosyoloji bölümünü bitirdikten sonra e-ticaret, pazarlama, web içerik yönetimi alanlarında çalışan Bahar katıldığı eğitimlerde ve kamplarda meditasyon pratiğinin önemini keşfetti. Yoganın 5 ögesini temel alan yaşam şeklini derinlemesine öğrenerek, hayatına adapte etmek istediği için Türkiye’deki hayatını bırakıp yola çıktı.

Ezber bozan tespit insanı, ebedi öğrenci, spiritüel yolcu Bahar’ın, namıdiğer Bhavani Bahar‘ın spiritüel günlüğünden yazılar paylaşacağı serinin üçüncü bölümündeyiz. İlk bölüm için şuraya ya da ikinci bölüm için buraya uğrayabilirsiniz.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 7

Soyulmuş portakal: Aşram’da hayat var

∴ Aşramda ilk gün… Buranın sükunetini başka bir yerde görmedim; ağaçlarda dolaşan maymunlar, sincaplar; her yer yemyeşil. Badem ağacına neden bu kadar uzakmışım şimdiye kadar bilmiyorum. Güneşin çocuğu olup ağaçları efendi bellemek varken şehrin çocuğu olup bilgisayarları efendi yapmışım kendime. Yeniden çocuk oluyorum burada. Başka bir şey var burada; devasa bir enerji alanının içine girmiş gibiyim. Şimdiye kadar Hindistan’a dair duyduğum hiçbir şeyin önemi yokmuş; şimdi anlıyorum. Burada olmak, bu anı yaşamak o kadar kişisel bir deneyim ki bunun derinliğini aktarmaya bildiğim diller karşılık getiremiyor.

Yurda ilk girdiğim an Orange is the New Black* aklıma geliyor. Piper Chapman** şaşkınlığını içimde yaşayarak etrafı inceliyorum. Burada zihni kontrol edebilmek için bir nevi hapsediyorum. Özdisiplin, irade, odak gibi kavramlar doğrudan zihni yönetmek ile ilgili ve zihni kontrol edebileceğim bir alana yerleştiriyorum. Kişisel gelişim için olabilecek en doğru yerdeyim.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 2

“Yurda ilk girdiğim an Orange is the New Black aklıma geliyor.”

İlk gece yatağa yattığımda tavanın yüksekliğine, maymunların içeri girdiği duvar boşluklarına, etraftaki boş yataklara bakıyorum; hiçbir şey tanıdık değil. Rüzgarın sesi yeni; yatağın kokusu bilinmedik. Dhidam yanıma uğruyor; ilk gece şaşkınlığına deneyimli. Hep gülümsediği için ben de her şey çok olağanmış gibi davranıyorum. Cibinliğin ardında aralık pencereye dönüp yıldızlara bakarken gözlerimin kapandığını fark etmiyorum bile. Çan sesi ile açıyorum gözlerimi; saat 05:30. Bu ana bir flashforward yapınca, aradan bir hafta geçtikten sonrasında çoktan çanın sesinden önce dakik kalkacak düzene sokmuş oluyorum zihni. Zihnin üzerinde en çabuk kontrolü sağladığım eylemlerin başında geliyor bu.

∴ Paralel evrendeyim; telefona bakmaya gerek bile duymuyorum. İçime dönüyorum; uzaktakiler merak edip soruyorlar; ne anlatacağımı bilmiyorum. Anlatacaklarımın ne kadarını ifade edebilirim; ne kadarı anlaşılabilir emin değilim. Daha birkaç günde içimde yükselen konu başlıkları “acı yok Rocky” dedirtiyor. Şimdilik sadece sessiz kalıyorum beni merak eden herkese karşı.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 6

∴ Aşramdaki ilk hafta İngilizce konuşmayı geçtim, konuşma eyleminin kendisine uzağım. O kadar zihne dönük, o kadar iç meselelerdeyim ki biri bir şey sorduğunda en az iki kez tekrar ettiriyorum cümleleri. Orada olmadığımı görüyorlar. Dhidam uzaktan gözlemliyor sadece; içerinin meşgul olduğunu bilerek. İçime döndükçe daha bir hafta bile geçmeden sadeleştiğimi hissediyorum. Sanki üzerimde katman katman vasıf ve etiket varmış da burada kabuğu soyulmuş ama baş ucuna konmamış portakal olmuşum. “Ne olduğumun, kim olduğumun, soyumun adının önemi yok” diyorum. Bütün şapkaları çıkardığımda ben sadece varlık, farkındalık ve bütünlüğüm.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 3

“İçimde başka bir dünya yaşarken ara sıra Dhidam’ı görmeye gidiyorum butiğe.”

∴ Burada her dakika başka bir değişim anına tekabül ediyor. Aslında buradaki deneyime “değişim” demek tam yerine oturmuyor; teslim oldukça tam anlamıyla “dönüşüm” yaşıyorum ve şaşkınlıkla seyrediyorum bana olanları. Genellikle birini sindirmeye çalışırken bir tane daha geliyor; fiziksel ve zihinsel olarak hiç yaşamadığım kadar aktif günler geçiriyorum. Hiçbir şeyi analiz etmeye girişmeden her adımda biraz daha teslim oluyorum. İçimde bunları yaşarken ara sıra Dhidam’ı görmeye gidiyorum butiğe. Butiğin işleri onun karma yogası. Akşam yemeği sonrası orada hunharca ısıran sivrisineklerle beraber oturup yarım saatlik süreye hayat özetleri sığdırıyoruz. Kalyani ise hala destan gibi. Adı her yerde ama kendisi yok; ne zaman geleceği belli değil henüz.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 8

“Ben; varlık, farkındalık ve bütünlüğüm.”

∴ Sabah meditasyonunda bacaklar karıncalanıyor; kafanın düşmesiyle irkilip uyanıyorum. Zihin deli fişek; İstanbul’un iş çıkışı trafiği ile aynı yoğunlukta. Günde iki kez girdiğim asana*** derslerinde dengede durmak için sarf ettiğim efor ile meditasyonda zihni odaklama çabası aynı. Her saniye içimde bir hücre kendini dönüştürmeye başlıyor sanki; bütün bedeni dolaşıncaya kadar ise her biri dönüşmüş olacak.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 4

“Hizmet etmenin gerçek anlamını aşramda buluyorum.”

∴ Bunun dışında elde yıkanan çamaşırlar, yatak örtülerinin kendine has kokusu, eski ve paslı banyo, yerde sessizce yenen yemek, yıkanan yemek tepsisi ve bardaklar, süpürüp paspaslanan yurtlar ve yoga alanları, temizlenen tuvaletler… Aşramın günlük düzenini devam ettirmek üzere hizmet etmek, dönüşümün kaynağındaki temel eylemlerden biri. Karma yoga**** tokat gibi geliyor. Eski hayatımdaki kurumsal tanımlara göre “vasıfsız” tabir edilen işlere herhangi bir sıfat eklemeye gerek olmadığını, yürekten hizmet etmenin anlamını aşramda görüyorum.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 5

Yemekhane önünde yıkanmayı bekleyen tepsiler

Kahve, siyah çay, soğan, sarımsak, yumurta, ekmek, çikolata, peynir, mantar yok yeni beslenme düzenimde. Onların yerine pirinç, taze fıstık, kaju, ananas ve papaya temel besin gıdaları arasına giriyor. Günde iki öğün yemek yiyorum; sabah kahvaltısı alışıldık kahvaltıdan çok uzak. Direkt sıcak sebze yemekleri ve pilavla açılışı yapıyorum. Aşram düzenine harfi harfine uyarak oranın bir parçası olduğumu hissetmeye başlıyorum.

Bhavani Bahar gunlukleri 9 nisan 9

“Günde iki öğün yemek yiyorum. Açılışı sıcak sebze yemekleri ve pilavla yapıyorum.”

∴ Bir akşam Swamiji insanın kötü deneyimler yaşaması ve bunların iyi deneyimlere çevrilmesinden bahsediyor. Sonra da hiç beklemediğim şaşırtıcı bir yerden giriyor; Steve Jobs’un kendi şirketinden kovulması gibi kötü bir deneyimi nasıl iyi bir deneyim haline getirdiğinden bahsediyor. Konunun dışında başka bir şey yeni bir aydınlanma anı oluyor bana; önceden oluşturduğum bir “Swami” algısı varmış meğer. Swamiji’nin önceden global bir şirkette üst düzey yönetici olması, Steve Jobs üstünden örnek vermesi ya da tablet kullanıp sosyal medyada aktif olması da hiç o oluşturduğum algıda yokmuş. Bütün algıların ters yüz olduğu bu huzur dolu yerdeki çiçek kokulu akşamda gökyüzündeki sayısız yıldızı seyretmenin nasıl bir lütuf olduğunu tarif edemem. Başımı göğe kaldırdığımda içimden tekrarladığım ve şükrettiğim tek şey var: “Ben; varlık, farkındalık ve bütünlüğüm.”


*Orange is the New Black – Piper Kerman’ın kendi hapishane deneyimlerini anlattığı Orange Is The New Black: My Year in a Women’s Prison kitabına dayanan, Jenji Kohan tarafından yaratılan Amerikan komedi-drama dizisi.
**Piper Chapman – Piper Kerman’ın dizideki adı
***Asana – Meditasyonda uzun süre rahat oturma yeteneğini geliştirmek için, diğer yanda vücuttaki enerji merkezlerini aktifleştirmek için geliştirilmiş yoga duruşları
****Karma yoga – Hizmet etmeye dayalı olan bu anlayışa göre kişi kendi çıkarları ya da arzuları doğrultusunda kazanacağı faydaları göz ardı ederek, vazifesini en iyi şekilde gerçekleştirmeye çalışmaktadır.

görseller: Facebook