Koşturmacalar, önemli işler, fast food tüketim ilişkiler… Bir yandan bir şeyleri gerçekten hissetmek istiyoruz, diğer yandan hayat akıp gidiyor yetişemeden, içine karışamadan. Öncelikler kendi önceliklerimiz mi, yoksa düzenin önceliklerini kendimizin mi sanıyoruz? Peki ya aşk? Bir kısmımızın geçmişten hikayeleri var, ondan kopamıyor, bir kısmımız da artık bunu nasıl yapabileceğini nasıl sağlıklı bir iletişim kurulabileceğini kestiremiyor. Küçük beğenilerle, belirli belirsiz tatminlerle ve birkaç libido kırıntısıyla avunup duruyoruz.

Yazar Mandy Len Catron, Ocak 2015‘te New York Times‘ın “Modern Aşklar” köşesinde yayınladığı makalede ilginç bir çalışmaya değiniyor. “Birine Aşık Olmak İçin Bunu Kesinlikle Yapın” adlı makalesinde laboratuvarda romantik bir aşk üretmek için tasarlanan psikolojik bir çalışmadan bahsediyor. Mandy, kendisinin de katıldığı bu çalışmadan edindiği ilginç tecrübeleri bizlerle paylaşıyor.

bir-yabanciya-36-soruda-asik-olabilir-misiniz-mandy-len-catron

Çalışmanın prensibi aslında oldukça basit: İki yabancı sırayla, birbirlerine gittikçe kişiselleşen 36 soru soruyor ve sonra dört dakika boyunca konuşmadan birbirlerinin gözlerine bakıyorlar. Mandy, TED’de yaptığı konuşmada etkileyici bulduğu birkaç soruyu örnek veriyor:

Numara 12: Eğer yarın sabah uyandığında bir özellik veya yetenek kazanabilecek olsan, bu ne olurdu?

Numara 28: En son birinin karşısında ne zaman ağladın? Ya tek başınayken?

Numara 30: Partnerinize (karşınızdaki kişiye) onunla ilgili neyi sevdiğinizi söyleyin; bu sefer çok dürüst olun, yani henüz tanıştığınız birine söylemeyeceğiniz türden şeyler.

Mandy Len Catron, önce şüpheci yaklaşsa da çalışmanın ilgisini fazlasıyla çektiğini gizlemiyor: “Birkaç yıl önce bu çalışmaya ilk kez rastladığımda bir ayrıntı beni gerçekten etkiledi; söylentiye göre katılımcılardan ikisi altı ay sonra evlenmişler ve tüm laboratuvar ekibini düğüne davet etmişlerdi. Tabii ki romantik aşk üretme süreci ile ilgili çok şüpheciydim, ama merak ettim. Bu çalışmayı kendim deneyimleme şansını elde ettiğimde, bildiğim ama çok da yakından tanımadığım biriyle, âşık olmayı beklemiyordum. Ama sonra olduk…”

bir-yabanciya-36-soruda-asik-olabilir-misiniz-1

Mandy, bu deneyimini uluslararası düzeyde bir gazeteye yazdığında çok ilgi gördüğünü anlatıyor ve ekliyor: “İnsanlar arayıp, e-posta gönderdiklerinde -ki haftalarca her gün bunu yaptılar- ilk olarak hep aynı soruyu sordular: Hâlâ birlikte misiniz?” İlginin ilişkisini bir medya ikonu haline getirmesinden korksa da insanların merakını ve verdikleri tepkileri anlayışla karşılıyor: “Bu durumu anlıyorum. İnsanlar çalışmanın gerçekten başarılı olup olmadığını bilmek istiyordu. Yani bu çalışma ufak bir hoşlanmanın dışunda uzun vadede devam edecek bir aşk üretebiliyor muydu? Gerçek ve sürdürülebilir aşk…”

Evet bu sorular Mandy’ye göre doğal, ancak o, bu sonuç odaklı yüzeysel yaklaşımın konunun özünü kaçırmamıza sebep olduğunu düşünüyor: “Bu soru yerine daha zor sorular sormayı teklif ediyorum, şöyle sorular: ‘Aşkınızı kimin hak edip, kimin hak etmediğine nasıl karar veriyorsunuz? İşler zora girince aşka nasıl devam ediyorsunuz ve ne zaman işi bitirip gideceğinizi nasıl biliyorsunuz? Her ilişkiye kaçınılmaz olarak sızan şüpheyle nasıl yaşıyorsunuz veya daha da zoru, partnerinizin şüphesiyle nasıl yaşıyorsunuz?’ Bu soruların cevaplarını illa ki bilmiyorum, ama birini sevmenin ne demek olduğuyla ilgili daha özenli bir iletişime sahip olmak için bunların önemli başlangıç adımları olduğunu biliyorum.”

bir-yabanciya-36-soruda-asik-olabilir-misiniz-3

Yazar, edindiği deneyimi kısaca özetliyor ancak bunun kişisel deneyimi olduğunu ve aslında cevabı merak edenler için hiçbir şey ifade etmemesi gerektiğini düşünüyor. Çünkü ona göre “36 soruda aşık olmak” bir başlangıç ve sadece karşılıklı bir seçimin sonucu. Koşullar farklı olabilir, beklentiler farklı olabilir: “Yani eğer istiyorsanız, ilişkimin hikâyesinin kısa versiyonu şu: Bir sene önce biri ve ben romantik aşk yaratmak için tasarlanan bir çalışma yaptık ve âşık olduk, hâlâ birlikteyiz ve çok memnunum. Ancak aşık olmak, aşık kalmakla aynı şey değil. Aşık olmak işin kolay kısmı. Makalemin sonunda şöyle yazdım, ‘Aşk başımıza gelmez. Aşığız, çünkü ikimiz de böyle olmasını seçtik.’ Şimdi bunu okuduğumda biraz çekiniyorum, doğru olmadığı için değil, çünkü o zaman o seçimin içindeki her şeyi gerçekten düşünmemiştim. Her birimizin bu seçimi kaç kere yapmak zorunda olduğunu ve her zaman beni seçip seçmeyeceğini bilmeden bu seçimi kaç kere yapmaya devam edeceğimi düşünmedim. 36 soruyu sormanın ve cevap vermenin yeterli olmasını ve cömert, nazik ve eğlenceli birini sevmeyi seçmeyi ve bu seçimi Amerika’nın en büyük gazetesinde yayınlamayı istedim.”

bir-yabanciya-36-soruda-asik-olabilir-misiniz-2

Mandy hissettiği duyguları ise son olarak şu şekilde açıklıyor: “Sahip olduğum şey, birini sevme seçimini yapma şansı ve karşılığında beni sevmeyi seçeceği umudu. Evet bu korkutucu, ama aşkla ilgili olay da bu.”

Yazarın konuşmasının tamamı için bu videoya bakabilir, 36 sorunun tamamını görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Başka N’olmuş: İtalyan bir ajanın fenomene dönüşme hikayesi: Fotoğraf tutkunu Kontes Castiglione

fotograf-tutkunu-ajan-kontes-castiglione-one-cikan-gorsel