Yapılan her yeni bina, doğadan bir şeyler alıp götürür mü? Gelişen bina teknolojileri sayesinde, büyük projelerin doğaya büyük zararlar vermemesi ve hatta aksine, olumlu etki etmesi mümkün. New York, Soho’da gerçekleştirilen 570 Broome projesi de bunun bir örneği. Çünkü 570 Broome’da kullanılan dış cephe materyali güneş ışığında aktive olarak hava kirliliği yaratabilecek ajanları tuz ve su buharına dönüştürme özelliğine sahip.

Builtd’den Tahir Demircioğlu’nun imzasını taşıyan kondominyum, dış cephesinde kullanılacak malzeme sayesinde deyim yerindeyse kendi kendini temizleyebilecek. Peki bu ne anlama geliyor? 570 Broome’un havada yarattığı etki 2000 arabayı trafikten kaldırmakla aynı olacak; diğer bir deyişle proje, havayı 500 ağaç gücünde temizleyebilecek.

570 Broome’da kullanılacak dış cephe malzemesi sinterlenmiş taş şirketi Neolith ve üretici firma PURETi iş birliğiyle yaratılmış. Bunun için, Neolith levhalar üzerine sulu ve içinde titanyumdioksit nanopartikülleri bulunan bir sprey uygulanıyor. Bu sprey güneş ışığında aktive oluyor ve havadaki nemi oksitleyici ajanlara dönüştürüyor. Bu ajanlar nitrojen dioksit partiküllerini ve hava kirliliği yaratan ajanları imha ederek, su buharı ve tuza dönüştürüyor. Bu sürece fotokataliz deniyor. 570 Broome’da kullanılacak dış cephe teknolojisi havaya yaptığı olumlu katkının yanı sıra, anti-bakteriyel, anti-alerjik ve koku yapmıyor.

Neolith ve PURETi iş birliğiyle üretilmiş bu dış cephe malzemesinin bir özelliği de yağmur yağdığında suyu yüzeyde eşit şekilde dağıtabilmesi. Bu durum yağmurun dış cephedeki kiri temizleyebilmesini ve arkasında herhangi bir su izi bırakmamasını sağlıyor.

24 katlı 570 Broome, stüdyo dairelerden üç oda bir salon dairelere, farklı boyutlarda 54 daireden oluşuyor. Tavan yüksekliği 3.2 metre olan dairelerde pencereler yerden tavana kadar uzanıyor. Demircioğlu binayı tasarlarken bölgenin endüstriyel geçmişinden ve stilinden ilham almış.

Kaynak: inhabitat