Geride bıraktığımız yüzyılın en büyük sorunlarından biriydi: İsrail-Filistin meselesi. İkinci Dünya Savaşı’nın ardından çokça yara alan Yahudi diasporasının önemli bir kısmı eve dönmek istemiş; dönemin İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour’un çalışmaları ve deklarasyonuyla Kudüs’e göç başlamıştı. Takvimler 1948‘i gösterdiğinde I. Dünya Savaşı’ndan en çok zarar gören Arap halkı ile II. Dünya Savaşı’nda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalan Yahudi halkı uzun yıllar sürecek bir çatışmaya başlamıştı. Maalesef, iki büyük savaşın yarattığı mazlumların kavgası günümüzde de devam ediyor; coğrafyanın üzerindeki ateş bir derece bile alçalmıyor.

1948’den bu yana her yıl açıklanan ölü sayısı çift haneli rakamlara ancak bir kaç kez indi; böylesi bir coğrafyada hayatta kalmak zor bir eylem iken; kadın olarak yalnızca var olmak bile bir cesaret göstergesi kabul ediliyor: Filistin’de yaşamak; bir gazeteci olarak Filistin’de yaşamak; kadın bir gazeteci olarak Filistin’de yaşamak…

nolmus eman mohammed 6

“Bu sahada bulunmam bile Arap geleneklerine doğrudan bir hakaretti; bu yüzden bir çok ölüm tehdidi aldım; ancak en korkuncu erkek meslektaşlarımın, beni tek başıma İsrail’in hava saldırısı yaptığı bir yere bırakıp el sallayarak ve gülerek uzaklaşmalarıydı.”

1987, Suudi Arabistan doğumlu Eman Mohammed, eğitimini Gazze’de aldı; fotomuhabirliği yapmaya başladığından henüz 19 yaşındaydı ve çektiği ilk fotoğrafla beraber Gazze Şeridi’ndeki ilk kadın fotomuhabiri olmuştu.

Gazze’de fotoğraf ajanslarının hepsi kendisini eğitmeyi ‘cinsiyetini’ gerekçe göstererek reddetti. İş için gittiği her yerde, “Bu işi bırak!” nasihatı ile karşılaşıyordu.

İnsanlar, onun erkek egemen bir sahada yapamayacağını iddia etti ayrıca geleneklere karşı geliyordu; fotoğraf çekmeye devam ettiği her dakika, kendisi ve ailesi üzerindeki leke biraz daha koyulaşıyordu.

O ise, çok çok önceleri yaratılan ve kendisi için dezavantajlarla dolu bu cinsiyetçi ortamdan faydalanma yoluna gitti. Kadınlar sosyal sınırlandırmalar ve İsrail-Filistin çatışması arasında kalmıştı. Onların tıpkı kendileri gibi hikayeleri de önemsiz ve konu dışı görülüyordu. İsrail-Filistin çatışmasında ölen yalnızca erkekler değildi, savaş hikayeleri yalnızca erkeklere ait değildi; orada kadınlar da yaşıyordu. Eman Mohammed, Gazze’deki kadınların hayatlarına daha çok dikkat etmeye başladı.

nolmus eman mohammed 2Erkeklerin daha önce göremedikleri için bahsetmedikleri, anlatmadıkları bir pencere müthiş bir berraklıkla kendisine açıktı; erkeklerin erişimi olmayan alanlarda kendisine daha önce hiç görülmemiş bir erişim verilmişti. Kadınların acıları, kadınların fotoğrafları, kadınların hikayeleri, kadınların dünyaları…Açıkça görülen acı ve çabanın ötesinde; kendisini tatmin etmese de kahkaha ve başarı kareleri de yakaladı; daha önce el değmemiş toprakları keşfeden bir kaşifti Eman Mohammed.

eman mohammed nolmus 1Çektiği fotoğraflar, art arda başarı getirdi. Fotoğrafları ve yazıları The Observer, The Guardian, Le Monde, Washington Post gibi dünyaca ünlü gazetelerde yayınlandı. Birleşmiş Milletler ve TedTalks dahil olmak üzere yüzlerce yerde fotoğraflarını ve anılarını anlattı. Başarıların ardından erkek egemen sahada kabul edilen bir egemenliğe kavuştu; erişemediği, ulaşamadığı, çekemediği fotoğraflar artık eskide kalmıştı.

Onun anlattığı ve fotoğrafladığı Khader’in kaderi!

nolmus eman mohammed 3Mohammed Khader, Filistin doğumlu bir işçi. 20 yılını İsrail’de çalışarak geçirmiş; o yıllar boyunca birçok farklı işte çalışarak para biriktirmiş; emeklilik planı olarak da doğduğu topraklarda dört katlı bir ev inşa etmeye karar vermiş; sonrasını mutluluk ve huzur olarak planlamış anlayacağınız… Ancak civardaki ilk hava saldırısında dört katlı evi yerle bir edilmiş; 20 yıl boyunca döktüğü tere karşılık kazandığı her şey uçup gitmiş, hava saldırısından yalnızca yetiştirdiği güvercinler ve Tel Aviv’den aldığı jakuzi küvet kurtulabilmiş; Khader küveti enkazın tepesine yerleştirip her sabah çocuklarına köpük banyosu yaptırmaya başlamış.

“İşim savaşın yaralarını gizlemek değil; Gazzelilerin görülmeyen hikayelerini bütün bir çerçeve ile göstermek” / Eman Mohammed.