İstiklal Kitabevi’ni kaybedeli çok oldu. Pandora’nın yabancı dilde kitaplar satan mağazası derken zaten İstanbul’da bir avuç bulunan kitapçılar birbiri ardına kapanıyor. Robinson Crusoe İstiklal’deki o güzelim mağazasından taşınmak zorunda kaldı ve yerine bir pırlantacı açıldı.

Bizim ihtiyaç duyduğumuz kampanya ise İngiltere’de gerçekleşiyor. “Books Are My Bag” (Kitaplar benim çantamdır) adlı kampanya ülkedeki kitapçıları desteklemek için oluşturulmuş. İnsanların kitapları keşfedebilecekleri, onlarla fiziksel temas kurabileceği yerlerin kitapçılar olduğunu hatırlatmayı amaçlayan kampanya büyük yankı uyandırmışa benziyor.

Kitaplar

Yayıncıların, kitapçıların ve yazarların desteğiyle büyüyen kampanya Eylül 2013’de, sokaktaki kitap dükkanlarının kapanma tehditiyle karşı karşıya kalmasıyla başlamış. Toplanan grup ülkenin önde gelen reklam ajanslarından biriyle buluşmuş ve ortaya kitap okumanın ve kitapçıda vakit geçirmenin zevkini hatırlatan hoş bir slogan çıkmış; Books are my bag.

Kitapalr 5

Kitaplara dokunmak, onları koklamak, onların arasında zaman geçirmek… Çok mu romantik kaçıyor bu söylediklerim? Kitapçıya gitmek benim için hala bir ritüeli gerçekleştirmek anlamına geliyor, orası kesinlikle sadece alışveriş yapmak için gittiğim bir yer değil. İnternetten sipariş etmek yerine keşif yapabileceğim kitapçıları her zaman tercih ettim. Kampanya da bunu, yeni kitaplarla, yazarlarla tanışmanın en iyi yolunun kitapçılar olduğunu, söylüyor. Evet belki internetten sipariş vererek kitap almak hayatı kolaylaştırıyor ama ben yine de bu küçük zevkimden vazgeçmeyeceğim sanırım.

Kitaplar 2

Kitaplar 3

Kampanyaya en son sanatçı Tracey Emin tasarladığı çantayla destek vermiş.

Partiler, indirimler, yazar buluşmaları, imza günleri, konuşmalar düzenleyerek sürekli ilgiyi canlı tutmaya çalışan kampanya belki ülkemizde yok ama siz de şimdi dışarı çıkıp bir kitap alabilirsiniz.

Kitaplar 4

Hadi, hep beraber kitapçılarda vakit geçirmeye gidelim.