Portakal suyu ve diş macunu ikilisi… Hepimiz o ızdırap verici karışımın keşfini yaşadık. İkilinin unutulmaz reaksiyonunu hafızamıza bir daha asla denenmemek üzere kazıdık. Buna rağmen sabahları diş fırçalama seanslarının ardından vitamin niyetine ağza alınan bir yudum portakal suyuyla da sık sık hatırladık. Doğru mudur? Hissettiniz o tadı şu an, değil mi? Peki, neden olduğunu hiç merak ettiniz mi? İşte size sebepleri ve önlemleri…

O yüz buruşturucu tadın naneli aromayla bağlantılı olduğunu düşünmüş olabilirsiniz ama bu doğru değil. Yazıyı okuduktan sonra kaç kişi naneli sakızı ağza atıp, üzerine bir dilim portakalla bunu test edecek merak ediyorum, deneyen paylaşsın. Biz senelerdir naneyi, mentolü günah keçisi bellerken esas suçlu yazının devamında SLS diye bahsedeceğim bir çok diş macununun içinde yer alan “Sodium Laureth Sulfate”mış. “Daha ismini duyduğum anda sevmedim zaten.” dediğinizi duyar gibiyim. SLS, diş macununun ağızda köpürmesini sağlayan ve dişlerin fırçalanmasını kolaylaştıran maddeymiş fakat kendisi bize bu kolaylığı sağlarken aynı zamanda da dilimizin üzerindeki acı ve tatlıyı ayırt eden alıcıların kafasını karıştırıyormuş. SLS’yi gören alıcıların tatlıya olan duyarlılığı azalırken, acıya olan duyarlılıkları artıyormuş. Sonuç olarak biz de portakal, mandalina gibi içinde tatlıyla beraber acıyı da barındıran gıdaları diş fırçalama seanslarından hemen sonra yediğimizde mimikten mimiğe giriyoruz.

Peki gerek var mı böyle şeylere? Yok. Neden? Çünkü, içeriğinde SLS barındırmayan diş macunları mevcutmuş. Diş macunu bitmek üzere olanlara, denemek isteyenlere duyurulur.

Tatlı portakallar…

[HowStuffWorks aracılığıyla]