2150 yılındayız.

Her türlü uzaylının yaşadığı kocaman bir uzay.

Johnny Uzay Posta Servisi’nde çalışan bir postacı. Gezegenler arası bazen galaksiler arası posta ulaştırmak onun işi.

Johnny bu arada biraz tembel ve hayattaki tek arzusu uzay gemisini oto-pilota alıp kestirebilmek, uyuklayabilmek, gözlerini dinlendirebilmek, uzanmak vs.

Gemisiyle yanaştığı gezegende tek yapması gereken paketi doğru kişiye ulaştırmak.

Ancak hiçbir şey planlandığı gibi gitmiyor. Johnny gittiği gezegenlerin başına türlü bela getiren ve bunun farkında bile olmayan sinir bozucu bir postacı aslında.

Paketi adresinize getirip sizi bulamadığında kapının önüne bırakan ve notlarına “teslim edildi” yazan bir kargocu düşünün. Ha bir de kapınızın önünden ayrılırken… Neyse spoiler vermeyeyim; izleyin, görün: