27 Ağustos 1883’te Dünya tarihindeki en yüksek gürültü kayıtlara geçti.

Ses, Endonezya yakınlarındaki Krakatoa adasında ortaya çıktığında yerel saatler 10:02’yi gösteriyordu. 2 bin yüz kilometre uzaklıktaki Andaman ve Nicobar adalarından “ateşli silah sesine benzer olağan dışı sesler olarak” duyulan bu ses, 3 bin iki yüz kilometre uzaklıktaki Yeni Gine ve Avustralya’nın batısında “bir dizi top atışı” gibi duyulurken 4 bin sekiz yüz kilometre uzaklıkta, Hint Okyanusu’nda bulunan Rodrigues adasında “ağır silah gürültüsü” şeklinde duyuldu. Toplamda 50’nin üzerinde lokasyonda duyulan ses dünyanın on üçte birlik bir alanını kapladı.

Olay kafalarda net bir hal alsın diye şöyle bir karşılaştırma yapalım. İstanbul‘dasınız ve etrafınızda birileri Eskişehir‘den gelen bir ses duyduklarını iddia ediyor. “Saçççma sapan konuşmayın” bakışınızı attıktan sonra işinize devam ederdiniz muhtemelen. Ancak burada bahsedilen durum İstanbul – Eskişehir arasındaki gibi ‘masum’ bir uzaklık değil. İstanbul’da olup İzlanda‘dan gelen bir sesi duymak gibi… Ses hızının saatte 1,233 km olmasından hareketle böylesi bir uzaklığı sesin aşabilmesi 3 saatten uzun sürerdi.

tarihin en yuksek sesi krakatoa nolmus 234

Akıl var mantık var, Eskişehir’deki sesi nasıl duycan İstanbul’da?!

Peki böylesine güçlü bir gürültünün kaynağı ne olabilirdi?

Krakatoa adasında bir yanardağ o kadar güçlü bir şekilde patlamıştı ki önce adayı paramparça etmiş ardından yükselen dumanlar olaya tanıklık eden bir jeologa göre atmosferde 27 kilometreye kadar yükselmişti. Bu jeologun gözlemi şöyle bir hesap için kullanılabilir: Yanardağın kustuğu şeyler saatte 2 bin 574 kilometre hızla yükselirken ses hızını ikiye katlıyorlardı!

Patlama, yüksekliği 30 metreyi bulan ölümcül tsunamiler yarattı. 165 kıyı yerleşimi yerle bir oldu. Tahmin edilenlere göre 36 bin insan yaşamını yitirdi.

tarihin en yuksek sesi krakatoa nolmus deviant-art-by-Arraxxon

görsel: Deviantart by Arraxxon

Patlama esnasında İngiliz gemisi Norham Castle, Krakatoa adasından 65 kilometre uzaktaydı. Geminin kaptanı günlüğüne şöyle yazdı: “Patlama o kadar şiddetliydi ki mürettebatımın yarısından fazlasının kulak zarı yırtıldı. Aklım ve kalbim sevgili karımla. Kıyamet gününün geldiğine ikna olmuş durumdayım.

İnsanın dayanabileceği ses yüksekliği maksimum 130 desibeldir. Olur da yanlışlıkla falan bir jet motorunun yanında bulursanız kendinizi 150 desibel gibi bir sese kulak vermiş olursunuz. (Bu arada sadece 10 desibellik bir artış sanki ses iki katı kadar yükselmiş gibi algılanır insan kulağı tarafından, bunu da unutmayalım).

tarihin en yuksek sesi krakatoa nolmus 2

150 desibel qeyfi

Gelelim patlamaya. Krakatoa patlaması, patlama noktasından yani adadan tam 160 kilometre uzakta 172 desibel olarak ölçüldü! “Ses” dediğimiz şeyin limitleri artık zorlanmış, bu başka bir şey haline gelmişti anlayacağınız.

Sesin ulaşabileceği bir üst sınır vardır. Bu sınır Dünya’da 194 desibeldir. Daha yüksek desibelde bir ses havada yayılamaz. Beraberinde havayı sürükler. Bu da şok dalgası olarak bilinen, hareket eden hava patlamalarına sebep olur.

Krakatoa’da da bu gerçekleşti. Ses o kadar yüksekti ki 65 kilometre uzaklıktaki gemi mürettebatının kulak zarı zarar gördü. Binlerce kilometrelik bir yolculuğa çıkan ses Hint Okyanusu’na, Avustralya kıyılarına vardığında kıpraşımlar azalmaya başladı ve ses ateşli silah sesi gibi duyuldu. 4 bin 800 kilometre sonra insan kulağının duyamayacağı kadar azaldı ancak dünyanın etrafında günlerce yansıyarak dönmeye devam etti. Atmosfer zil gibi çınlıyordu. Kulaklar duymasa da cihazlar duyuyordu.

1883’te dünyanın her yerinde şehirler atmosfer basıncını ölçmek için barometreler kullanıyordu. Krakatoa patlamasından 6 saat 47 dakika sonra Calcutta’daki hava basıncında ani bir yükseliş kaydedildi. Sonra Mauritius adasında… Sonra Melbourne, Sidney, St. Petersburg, Viyana, Roma, Paris, Berlin, Münih… 18 saat sonra New York’a ulaştı dalgalar. Burası çok ilginçtir ki, patlamadan tam 5 gün sonra hava istasyonları 34 saatte bir kendini tekrarlayan bir basınç hareketi izlemeye devam ediyorlardı. Bu da aşağı yukarı sesin dünyayı turlaması için gerekli süreye denk geliyordu.

Krakatoa’dan yayılan basınç dalgaları her yöne 3 ya da 4 kez yayılarak dünyayı dolaştı. Yani her şehir farklı yönden gelen dalgalarla toplamda 7 basınç artışı kaydetti. Hindistan’da, İngiltere’de, San Fransisco’da okyanus dalgalarında yükselme kaydedildi ki böyle bir etki daha önce hiç görülmemişti. Ses artık duyulamıyordu ama dünyayı turlamaya devam ediyordu.

Yakınlarda Papua Yeni Gine’deki yanardağ patlamasını çeken çiftin videosuna rastlamışsınızdır. Videoyu dikkatle izlerseniz Krakatoa olayını daha iyi anlayabilirsiniz.

Yanardağ patlar patlamaz çok ani bir basınca sebep oluyor. Bulutların dalga dalga hareketini görebiliyorsunuz. Patlamadan yaklaşık 13 saniye sonra havadaki basınç tekneye ulaşıyor ve silah patlaması gibi duyuluyor. Bu geçen süreden hareketle teknenin şanslı olduğunu, yanardağdan 4.4 kilometre uzakta olduğunu çıkarabiliyoruz. Ancak tabii bu olay Krakatoa’da yaşananların çok çok çok çok çok daha küçük bir örneği.

[Nautilus aracılığıyla]