Oldum olası sevdiğim hayvanlardı sümüklü böcekler, ne yalan söyleyeyim. Küçükken az garipsenmedim sümüklülerle olan tuhaf ilişkim yüzünden. En sevdiğim şey de yerde çıkardıkları o parlak izi takip etmekti. Büyüdüm, tadına da baktım (vejetaryanlar n’olur bana kızmayın!) ama anladım ki öyle uzaktan bakmak daha iyiymiş.

aaa

Sonra efenim, araştırmacı-sanatçı Lieske Schreuder bir gün çıkagelmiş ve ben bunların dışkısından fayans yaparım demiş ve başarmış. Benden çok daha büyük bir sümüklü böcek hayranı olduğunu sanıyorum böyle bir tasarımla ortaya çıkmasından dolayı. (Ah ah, sümüklü böcek merakımı ben de öteye atmayı başarabilseydim, demek ki ben olacaktım bu buluşun sahibi…)

Schreuder’ın keşfine göre, biberi pek seven sümüklü böceklerin biberi yedikten sonra çıkardıkları hali de tıpkı yemeden önce olduğu kadar canlı renkteymiş. Bunu fark eden yaratıcı tasarımcımız durumu laboratuvara taşımaya karar vermiş.

2

Elde ettiği katıya yakın ve rengârenk parçacıkları kah ip formuna sokarak, kah sıkıştırıp fayans haline getirerek böyle enteresan bir biyolojik tasarıma imza atmış. Ola ki yolunuz Rotterdam’a düşer ise bu aralar New Institute’e uğrayıp bu sergiye bir bakın derim dostlar. Renkli sümüklü böcek dışkısından fayans her yerde bulunmaz.

3

4

Gelirken bana da bir kare getirseniz ya hatta ! (mavisinden)