Yeni bir yazı dizisi başlıyor N’olmuş?’ta. Tam Batı’da bir MBA programına katılacakken, tüm “ideal” planları bir kenara bırakıp kişisel yolculuğuna çıkan Bahar, bu yolculuktaki spiritüel günlüğünü bizlerle paylaşıyor. ODTÜ Sosyoloji bölümünü bitirdikten sonra e-ticaret, pazarlama, web içerik yönetimi alanlarında çalışan Bahar katıldığı eğitimlerde ve kamplarda meditasyon pratiğinin önemini keşfetti. Yoganın 5 ögesini temel alan yaşam şeklini derinlemesine öğrenerek, hayatına adapte etmek istediği için Türkiye’deki hayatını bırakıp yola çıktı.

Ezber bozan tespit insanı, ebedi öğrenci, spiritüel yolcu Bahar’ın, namıdiğer Bhavani Bahar‘ın spiritüel günlüğünden yazılar paylaşacağı serinin bu ilk bölümünde yolculuğun başlangıcına gidiyoruz…

Bahar Kosemen Hindistan yol yolculuk yazi dizisi nolmus 6

Ezber Bozumu: Karanlık Tarafa Gel; Kurabiye Var

I.
İlk adım; içimde günden güne yükselen, üstünde durmamaya çalışırken katlanarak büyüyen yola çıkma isteği… Yol derken, içe dönüş yolu. Göğsümde Guliver oturuyor ve ben onun dünyasına hangi fasulye ağacının gövdesinden tırmanıp çıkarım, didik didik arıyorum. Tüm benliğimle söylüyorum; bir kez buna uyanınca bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. “Hoş geldin” diyor yeni bir hayat şimdiden.

Günler, işe gidip gelirken otobüsü yakalamak için yapılan koşular; otobüste kalabalığın arasında çaktırmadan ayak pençelerini bir kenara yaslayıp esnetirken okunan kitaplar gibi çoklu eylemler silsilesi halinde geçiyor. Çok işlevlilik sadece iş hayatının değil, hayatın her köşesinin yapı taşı haline gelmiş. Toplu taşımada önümdeki koltuğun çivisine odaklanarak meditasyon yaparken üç saat trafikte geçirdiğim zamanda huzur arıyorum.

Bambaşka alanlarda eğitim alıp dijital işlerin göbeğine klavyenin kısayollarını bile doğru düzgün bilmeden oturma ve yönetici olarak kalkma başarısı bu yaşam şekline tutunmamı sağlıyor. Başarının rekabeti yaratması ve daha fazla başarı arzusunun rekabeti yeniden üretmesi sadece sahte mutluluk yaratıyor. Bunun farkına vardığımdan beri maaş, statü, kariyer basamaklarını tırmanma arzusu gibi olgular anlamını yitiriyor. İlk önce, beslendiğim başarı olgusuna “hoşça kal” diyorum. Sonrasında illüzyondan ibaret olgulara sarılarak ne kadar “gerçek” bir yaşam şekli sürdüğümü sorguluyorum.

Bahar Kosemen Hindistan yol yolculuk yazi dizisi nolmus 3

Sivananda Yoga Vedanta Meenakshi Ashram, Satsang Salonu girişi

Bu süreçle beraber artık gerçek bir beyaz yakalı şehir insanı gibi yaşamını sürdüren; Karaköy’ün ve Kadıköy’ün alemlerine karışan; Cuma’ları iple çeken; Cumartesi’yi boş geçmeyen ben değilim, izdüşümüm. Yabancılaşıyorum o hayata. Artık eski alışkanlıkların yerini haftada bir veya iki kez gidilen yoga dersleri, meditasyon pratikleri, iple çektiğim kickboks antrenmanları, şifa yolunda verilen Thai masajları alıyor. İçimden yükselen mutluluğu duyuyorum. Mutluluğun kaynağına ulaşmışçasına ve bunu daha derin yaşamak uğruna bir neden beliriyor: Kendini tanı. Gerçeklik tam da bu işte.

Kendimi çarkın dışına atıyorum. Nam-ı diğer ezber bozuyorum. Standart eğitim sistemi içinde hamuru yoğurulmuş ve kurumsal hayat içinde şekillenmiş birinin batıda MBA yapmayı planlarken, Güney Asya’ya ve Uzak Doğu kültürüne yönelmesi kendi içimde de dışarıda da mavi ekran verdiriyor. Oturduğum yerde internetten bakıp, bilmediğim ülkelerde en ufak bir tahminim olmayan eğitimlere gitmek; daha doğrusu bilinmeyene duyulan korkuyu da yanına alıp gitmek… Flashforward yapıp Varkala sahilinde günbatımı izlediğim noktada, şimdiye kadar attığım en anlamlı adım haline gelebiliyor. Hani can-ı gönülden temin ederim ki MBA yerine Gurukula* sisteminde eğitim almak beni dönüştüren hayati bir tecrübe.

Kendime bir sözüm vardı: “30 yaşına girene kadar hayatında radikal bir değişiklik yap”. Böylece 29’da köklerimi sökmeye başladım.
 Hayallerini yaşamak bir yaşam tarzı; korkuların üstüne gidip onlardan özgürleşmenin yolu. Çünkü “hayat korkacak kadar uzun değil”.

Bahar Kosemen Hindistan yol yolculuk yazi dizisi nolmus 7

Varkala’da deniz kenarında bir tapınak

II.
Yola çıkmadan önce sürekli neler yapılacağını düşünüyorum. Hayaller anda kalış, gerçekler geleceğe dönüş. Zihin, geçmiş ile gelecek arasında mekik dokuyor; kanaviçe yapıyor. Sadece dışarıdan gözlemliyorum durumu. Daha sonra, ilk eğitimin ortasında daha iyi anlıyorum bunu nasıl yaptığımı.

Bir flashforward ile doğanın ortasında, bir yer masasında bağdaş kurmuş oturuyorum Vedanta dersinde. Sarı-beyaz üniformalı bir grup insanız orada ve o görüntü “ben kimim?”, “ne yapıyorum?” diye sorgulatıyor. Bir’im orada, bütünüm sarı-beyazlar içinde. Aynı zamanda hiçim. “Bahar kim?” diye sorduklarında önceden yapılan bütün tanımların, atfedilen değerlerin, yapıştırılan etiketlerin hiçbiri yok. Üzerimdeki sarı renk ile bilgiyi, beyaz ile saflığı temsil ediyorum. Tam bu sırada zihnin yapısının maymuna benzediğini söylüyor Swamiji**. “Sarhoş bir maymun gibi geçmişe ve geleceğe sürekli zıplayan zihni kontrol edebilmenin yoludur meditasyon” diyor.

Bahar Kosemen Hindistan yol yolculuk yazi dizisi nolmus 1

Yolun hazırlık aşamasındaki en önemli kısım “Karanlık Tarafa Geçiş Listesi”. Karanlık taraf, özdisiplinden ve dengeli yaşamdan uzaklaştığım her eyleme, yani kontrol kaybına tekabül ediyor. Türkiye’deki son iki ayda sürekli güncellenen bu liste şaka gibi. Mesela hala bilmiyorum, fıstık ezmesinin üstüne Nutella sürüp yiyecek kadar ne yaşadım? Bir şekilde “Karanlık tarafa gel, kurabiye var” diye çağırıyor zihin.

Nihayet kontrolü ele alıp karanlık tarafın efendiliğini sona erdiriyorum. Sanki bu yolculuk ile hayatın bir dönemi kapanıyor; yeni bir dönem açılıyor. Bütün bu yenilenme ve arınma süreci karanlık tarafa geçişlerin farkına varmaktan geliyor. Karanlık tarafa geçtikçe aydınlık diye bir taraf olduğunu görüyorum. İkili karşıtlığın içinde kendimi gözlemledikçe özgürleşmenin yolunu buluyorum.

Bahar Kosemen Hindistan yol yolculuk yazi dizisi nolmus 2

Varkala günbatımı

Böylece yolculuk benim için hazırlık aşamasında başlamış oluyor. İçeride habire bir yıkım ve yeniden yapılanma var. Ufacık bir olay hiç beklemediğim bir anda, uzun zamandır bilip de kaçtığım bir yönümle uğraşmak durumunda bırakıyor. Görmezden gelip güneş gözlüklerimi takıp gitmek istiyorum aslında ama kabak gibi gözümün önünde duruyor konu. Yüzleşiyorum; sarf ettiğim enerji büyük ölçüde buraya gidiyor.

İçime içime konuşuyorum: “Düşünsene, hayatını değiştirmek istiyorsun. Değişeceğini gördüğün anda da korku basıyor.” Yeniliğin bilinmezliği ne kadar korkutuyorsa, bilindik olan da o kadar güven alanı yaratıyor. Bunun bilincinde, sürece teslim oluyorum ve tek tek bağlardan özgürleşmeye başlıyorum.

Aydınlık tarafın Jedi ilkesi bu yola ışık tutuyor:

“Duygu yoktur, Huzur vardır.

Cehalet yoktur, Bilgi vardır.

Hırs yoktur, Sükunet vardır.

Ölüm yoktur, Güç vardır.”

*Gurukula, Hindistan’da guru ve öğrencilerinin yaşadığı ve ustalarının öğretilerini izledikleri eğitim sistemidir.
**Swami, Hintçe’de usta anlamına gelmektedir. Sonundaki “ji” eki ustalara saygı ifade eden bir tabir olarak kullanılmaktadır.

Başka N’olmuş: Yolculuk sayesinde tanışan çiftin romantik dünya turundan fotoğraflar

rotasiz cift Maria ve Ben 4