“Fotoğrafçılık macerama, rastgele kareler çekerek başladım. Ama sonra, fotoğrafçılığın böyle bir şey olmadığını anladım. Bu, gerçekliğin ötesine geçen bir tutku; fotoğrafçıyla sunmak istediği görüntü arasında şaşırtıcı bir bağ… Fotoğrafçılıkta biraz deneyim kazanınca, göze güzel görünen bir şeyden öte, insanları yüzeyin ötesine baktırabilen, kendi kimliklerini keşfettiren bir şey istediğimi fark ettim.”  

Lübnanlı fotoğrafçı Pamela Hachem, fotoğrafçılık algısının nasıl şekillendiğini böyle anlatıyor. Bu yüzden #PortraitsOfWhatYouLove (Sevdiğin Şeylerin Portreleri) serisinde insanların tutkularına dair ipuçları veren portreler çekiyor. Hachem’in her bir öznesi, hayatındaki mutluluk kaynağını simgeleyen bir objeyi, kendi yüzünü kapatacak şekilde kameraya gösteriyor. #PortraitsOfWhatYouLove serisine bakarken, bir an için, “Acaba ben olsam hangi objeyle fotoğraf çektirirdim?” diye düşünmeden edemiyorsunuz.

h/t: boredpanda

Başka N’olmuş: İtalyan bir ajanın fenomene dönüşme hikayesi: Fotoğraf tutkunu Kontes Castiglione