Tam Batı’da bir MBA programına katılacakken, tüm “ideal” planları bir kenara bırakıp kişisel yolculuğuna çıkan Bahar, bu yolculuktaki spiritüel günlüğünü bizlerle paylaşıyor. ODTÜ Sosyoloji bölümünü bitirdikten sonra e-ticaret, pazarlama, web içerik yönetimi alanlarında çalışan Bahar katıldığı eğitimlerde ve kamplarda meditasyon pratiğinin önemini keşfetti. Yoganın 5 ögesini temel alan yaşam şeklini derinlemesine öğrenerek, hayatına adapte etmek istediği için Türkiye’deki hayatını bırakıp yola çıktı.

Ezber bozan tespit insanı, ebedi öğrenci, spiritüel yolcu Bahar’ın, namıdiğer Bhavani Bahar‘ın spiritüel günlüğünden yazılar paylaşacağı serinin ikinci bölümündeyiz. İlk bölümü henüz okumadıysanız sizi şöyle alalım.

Bhavani Bahar 2nci yazi Nolmus IMG7479

Hayatin birinci döneminin Outro’su ile ikinci donemin Intro’su burası; iki dönem arasında, Araf’tayım.

Kısmet: Devrim İçimde Başlıyor

I.

Gidiş yaklaşıyor; bir türlü gelmek bilmiyor. Hayatın birinci döneminin outro’su ile ikinci dönemin intro’su burası; iki dönem arasında araftayım. Dış dünyaya uzak, iç dünyaya daha yakın bir yerdeyim. Bulunduğum anda ayaklarım yere basmıyor ama göğe yükselmiş de değilim. Bir yerde asılıyım ama orası da neresi belli değil. Zaman ve mekandan uzaklaştığımı hissettikçe “Neredeyim” ve “nereye gidiyorum” sorularını kendime daha çok tekrar eder oluyorum. Birinci döneme bakıp ara sıra “Acaba arar mıyım bu yaşamı?” diye soruyorum kendime.

II.
Aşram (Hindistan’da ermişlerin, bilgelerin vb. zatların yaşadıkları, inzivaya çekildikleri ve eğitim verdikleri okullar.) hayatına dair hiçbir fikrim yokken yeni hayatımdaki ilk yoldaşım olacağını henüz bilmediğim Kalyani bana aşramdaki yaşama dair spoiler veriyor. Kill Bill’i yeniden çeviriyorum fantezi dünyamda; Uma Thurman’ın ta kendisiyim. Elde çamaşır yıkama, soğuk suyla duş alma, yurtta doğru kanatta yatak seçmenin avantajları ve dezavantajları gibi stratejik tüyolar veriyor. Aşram’a beni önceden alıştırıyor; her seferinde de her şeyin çok güzel olduğunu ve hayati bir deneyim yaşadığını söylüyor. Yazdığı her mesajda biraz daha gidiyorum oraya.

Bhavani Bahar 2nci yazi Nolmus IMG7440

III.
Vize bariyeri tüm hazırlıkların tuzu biberi. Ters taklalar atmama rağmen gişedeki görevlinin yüzünü güldürüp vizeyi altı aylık alamıyorum. Hindistan’a dair altı aylık plan yapsam da beş dakikada bütün işlerin değişebileceği bilinciyle her an esnek olma imtihanı veriyorum. Vizeyi cebe koyup Talimhane’den Karaköy’e yürüyorum. Saatlerce rota çiziyorum aklımda; bozup bozup tekrar yapıyorum. Rotayı yenilerken Buddha’s Lost Children belgeselinde geçen Tayland’daki manastırın sayfasına bakıyorum; o da bana bakıyor. Dedikleri gibi “hakkımızda hayırlısı”.

Dalgın dalgın yürürken Karaköy Tünel’in girişine yakın bir yerde kayıttan bir ses duyuyorum. “Overlok makinesi ayağınıza geldi” diye çığıran kadının sesi bu kez de Milli Piyango gişesindeki ses kaydından geliyor: “Enerji dolu bir hayat her an sizi kucaklayabilir.” Şifa gibi geliyor o ses. Unuttuğumu hatırlatıyor; olayın içinde kaybolmayı bırakıp bağladığım karaları çözüp devam ediyorum.

Bhavani Bahar 2nci yazi Nolmus IMG7292

Bu yolculuğun adı Kısmet benim için; hayatın ikinci dönemi dediğim bu dönem tüm kısmetiyle başlıyor.

IV.
O aralar ofiste son günlerim. Onca zamandır sahiplenmişim takıma hizmet etmeyi; herkesin dostluğunu. Oturduğum masayı, bulunduğum odayı, ofisi benimseyip kurulmuşum. Kendimi ayırıyorum artık. Dönüşü ne zaman olacağı bilmediğim yolda herkesle tekrar karşılaştığımda yeniden tanışıyor olacağımı; farklı bağlar kuruyor olacağımı bilerek bırakıyorum her şeyi.

Bir sabah uyanıyorum, kek yapıp dağıtasım geliyor herkese. Şimdiki bağların olmadığı, ezeli ve ebedi bir yolculuğa giderken kek yapmak ayağımın hala ilk döneme bastığını hissetmenin en somut yollarından biri. Sadece fiziksel bedenin veda etmediğini kimseye ifade edemediğim için kekler ile kendimden bir parça bırakıyorum herkese. Sanki hayatımın birinci döneminin son günleri bunlar. Gidiş gününe kadar her yere ve herkese bir yolunu bulup kendimi dağıtmaya devam ediyorum; havaalanında son ana kadar aileme bırakıp uçağa biniyorum.

Gitmeden kendimi biraz da Suadiye sahile bırakıyorum. Tek tek denize, çimene veda ettikten sonra Kalyani’nin istediği kitabı; Parfümün Dansı‘nı almaya gidiyorum. Kitapçıya girer girmez Judith’in Masal Terapi kitabı gözüme çarpıyor. Rastgele bir sayfa açıyorum ve ilk gördüğüm cümle gidiş sürecinde bocaladığım zamanlara geliyor: “Sürekli yeni önlemler almak yerine biraz da inanç kaslarımızı çalıştırsak nasıl olur?“

Gücümü toplayıp ayağa kalkıyorum. Zamanı geliyor; devrim içimde başlıyor. Bazen birine emanet olasım geliyor bu yolda; kendime emanet ediyorum kendimi. Bu yolculuğun adı Kısmet benim için; hayatın ikinci dönemi dediğim bu dönem tüm kısmetiyle başlıyor.

Bhavani Bahar 2nci yazi Nolmus IMG7333

Bazen birine emanet olasım geliyor bu yolda; kendime emanet ediyorum kendimi.

V.
Hayatımın ikinci dönemindeki ikinci yoldaşımı Kalyani sayesinde tanıyorum. Dhidam ile ilk karşılaştığım an benim için hayati. Yaklaşık bir gün süren yolculuğun ve türlü kültür karmaşasının ardından aşrama ayak bastığımda ilk gördüğüm yüz Dhidam oluyor. Yorgunluktan bacaklar titriyor; sadece Dhidam’ı görmüş olmanın verdiği rahatlıkla tepkisiz bakıyorum etrafa. Sırtıma dokunup “hoş geldin” dediğinde sanki başka bir hayattan gelen tanışıklığımız var; uzun yoldan eve dönmemi bekleyen kardeşimmiş gibi şefkat duyuyorum. Aldığım derin nefes “merhaba” diye çıkıyor iki dudağımın arasından. Önceden kurulmuş bir bağı yeniden buluyoruz bu hayatta. Kalyani ile henüz yüz yüze gelememiş olsam da önceden gelen başka bir bağı da onunla bulduğumuzu şimdiden hissediyorum.

Bhavani Bahar 2nci yazi Nolmus IMG6728 2

Yeni hayatımdaki ilk yoldaşım olacağını henüz bilmediğim Kalyani (ortada) bana Aşram’daki yaşama dair spoiler veriyor. Dhidam ile ilk karşılaştığım an benim için hayati. Aşram’a ayak bastığımda ilk gördüğüm yüz Dhidam (solda).

VI.

Hijyen deyince elim ayağım titriyor. Yanıma aldığım sekiz paket ıslak mendilin geçerli hiçbir açıklaması yok aslında. Neden sekiz? Kaç ay nerede kalıyorum zaten yol üstünde şekilleniyor.
Bu huyun yola çıktıktan bir buçuk ay sonrasında ancak Kalyani’nin ve Dhidam’ın etkisi ile değişmeye başladığını söyleyebilirim. Eldiven giyip çamaşır yıkamama ikisinin de gözleri açılıyor; aşramda yurdun içinde ve dışarıda farklı terlik giymeme ağızları düşüyor. Ben ise ayaklarımın altının araba lastiğine döneceği düşüncesine hazır değilim hala.

Bir buçuk ay sonra bir gün Vedanta dersindeyken ayaklarıma bakıp içime içime gülüyorum. Bildiğin yaz lastiği takmışım. Hani umurumda değil artık, anlatabiliyor muyum? Mutlu oluyorum hatta. Çünkü hijyen konusundaki aşırı hassasiyetim iç hesaplaşmaların bir kısmının dışa vurumu. Bundan özgürleşmeyi görmek muazzam. Bedene iyi bakmanın sorumluluğunu almak ama kendimi bedenin güzelliğiyle tanımlamamak gibi flaşlar patlıyor arka tarafta. Nefes aldıkça bir şeyden özgürleşiyorum; sekiz paket mendilden bile. “Ben, bu beden değilim; bu beden benim değil” diye mırıldanıyorum içimden ve ilk defa tam anlamını kavrıyorum bu sözün.

Bhavani Bahar 2nci yazi Nolmus IMG 6916

Sivananda Yoga Vedante Meenakshi Ashram, Satsang Salonu – Solda Swami Sivananda, sağda Swami Vishnudevananda

Başka N’olmuş: 7 ay sürecek Asya gezisi için işlerini bırakıp sırt çantalarını doldurdular

Jennifer Diamon ve Hilary Walke new york is birakti asya gezisi 7 ay nolmus 8