Acıkan bizler bir mobil uygulamayı açıp ekranın iki-üç yerine dokunarak sipariş verebiliyor, yarım saat sonra kapıda beliren adamla “ama nasıl pos cihazı olmaz, ben kartla öde…” tartışmasına girebiliyoruz.

1700’lerin Japonya’sında dinamikler biraz daha farklıydı. “Demae” (“ayağına götür”) geleneğiyle, zengin ailelerin hizmetçilerini pazara gönderip esnafa haber verdirerek eve servis talep etmesiyle başladı her şey. Yıllar içinde bu gelenek çok yaygın bir uygulamaya dönüştü. Yakın zamanda, 1900’lerin başında Japonya’da görülen en bilindik versiyonu ise noodle dağıtımı oldu. Uzun süre tadını ve görüntüsünü kaybetmeyen fiyatı uygun noodle’ların satışı ise yine bugünden farklı bir şekilde gerçekleşiyordu.

Akıllısı bir kenarda dursun henüz telefonlar yokken noodle’cıyı arayıp sipariş veremiyordu insanlar tabii. Sürekli müşteri bulunabilen üniversite kampüsü gibi yerlere onlarca noodle götüren bisikletli kuryeler vardı. O kadar paketi bir arada taşıyabilmek için kuryeler de bir teknik geliştirdi. Noodle’dan kuleleriyle pedal çeviren mobil restoranlar çıktı ortaya. İşte o restoranlar…

paket servis japonya nolmus 4

paket servis japonya nolmus 3 paket servis japonya nolmus 2

 Başka N’olmuş: 7 ay sürecek Asya gezisi için işlerini bırakıp sırt çantalarını doldurdular

[spoon-tamago aracılığıyla]