Mahalle baskısının oldukça yüksek olduğu ülkemizden İran’a bakıp oradaki baskıları bir Avrupalı kadar yadırgamayabiliriz. Ancak bu durum eleştiremeyeceğimiz anlamına gelmez. En iyi ihtimalle 75-80 yılımızı geçireceğimiz bu geoit gezegende nasıl yaşayacağımıza bırakalım hepimiz kendi adına karar versin. Kimse, birbirine karışmasın. Hatta çok uslu çocuklar olalım, Şirinler‘i görelim, falan filan.

Şaka bir yana, umutları hep yakınımızda bir yerde bulundururken İran’ın güneydoğu kıyılarında yaşanan bir güzelliğe doğru yolculuğa çıkalım.

iranli sorfcu kadinlar nolmus 5

2010 yılında Fransız film yapımcısı Marion Poizeau ve İrlandalı sörfçü Easkey Britton İran’ın güneydoğu ucunda, az bilinen kıyılarda sörfe dair bir keşif yapmak için yola çıktı. Bir kadının suya girip sörf yapabileceğinden bile emin değillerdi başlangıçta. Bunu filme çekebilecekleri konusunda da kafaları pek rahat değildi. Pakistan sınırına bitişik, İran’ın en fakir ve en uç noktadaki eyaleti Belucistan‘a gittiler. Hint Okyanusu’nun bu ucu sörf için dünyanın en tehlikeli suları olarak da tanınıyor. Yanlarında sörf tahtası, kamera, merak, belirsizlik, kaygı ve başörtüsü vardı. Birbirleriyle yeni tanıştıkları Tahran Havaalanı’ndan sonra onları keşfetmenin ve maceranın tutkusu bir arada tuttu.

iranli sorfcu kadinlar nolmus 2

Beklediklerinden çok daha sıcak bir ortamla karşılaştılar. İranlı yerli halk onları pek sevdi. Easkey, sörf tahtasını alıp dalgalara koştuğunda oranın halkı ilk kez suya sörf yapmak için giren bir kadını izledi. Herkeste ayrı bir heyecan yaratan bu girişim Marion’un bu macerayı anlatan ilk kısa filmini çekmesine vesile oldu.

Film uluslararası bir başarı elde edip, internet dünyasında viral olduktan sonra İran’dan ve dışarıdan olumlu geri dönüşler gecikmedi. İranlı profesyonel snowboardcu Mona Seraji ve yine İranlı dalgıç Shalha Yasini, Easkey’e katılmak istedi. Marion Poizeau, artık “Into the Sea” ismini vereceği belgeselin zamanının geldiğini anladı. Çünkü hikaye ayrı bir güzellik kazanmaya başlamıştı.

iranli sorfcu kadinlar nolmus 3

Sonuç ne mi?

İran’ın ilk sörf kulübü, Waves of Freedom (Özgürlük Dalgaları) kuruldu!

Kulüp, sörfü yalnızca bir spor olarak görmüyor. Sörfü bir yaşam biçimi, özgürlük ve yaratıcı ifade şekilleri için bir sanat formu olarak niteliyor.

iranli sorfcu kadinlar nolmus 4

Bir kere suya girince toplumun kuralları ve normları arkanızda kalıyor. Okyanus sizi kendisiyle bağlantı kurmaya ve etrafınıza mutluluk dağıtmaya davet ediyor.” diyor İrlandalı sörfçü Easkey Britton.

Ne diyelim… Keşke biz suya girmeden, o su gelse bu gri şehirlere de alsa götürse bütün pisliği. Geriye mutlu yüzler kalsa…

iranli sorfcu kadinlar nolmus 1

Başka N’olmuş: İran mutluluğu AVM’de arıyor

Başka N’olmuş: İran sokaklarında “renkli” moda çekimi

Başka N’olmuş: Ctrl + Alt + Delete = İran

Başka N’olmuş: 60 yıldır yıkanmayan İranlı adam

h/t: mnchic