Sabah uyanıp da yataktan çıktığınız andan itibaren düşünmeniz, planlamanız, dikkate almanız, yetiştirmeniz gereken ne çok şey var değil mi? Bazen siz de tüm bu kaosun bir kapatma düğmesi olsa diye düşünmüyor musunuz? Belki de o kapatma düğmesine sahip olmadığımızdan mekanikleşmek gibi bir savunma mekanizması geliştiriyoruz. Mekanikleştikçe canlılığımızı, esnekliğimizi ve akışkanlığımızı kaybediyoruz. Eskişehir sokaklarına uzun süredir çizimleriyle canlılık katan Aybars Yücel namıdiğer devak da bu sefer mekanikleşen portrelerimize odaklanıyor.

devak‘ın daha önce Pankartlı Adam, Mekanik Horoskop ve Extinction gibi projelerini yazmıştık. Eskişehir’de yaşayanlar ise zaten onun işlerine sokaklardan aşina. Sanatçının duvar resimlerinden oluşan son serisi, bu sefer mekanikleşen ilişkilerimiz ve bu ilişkilerin yarattığı yeni insan modeli etrafında gelişiyor. Çoğunlukla portrelerden oluşan seri, tıkır tıkır işleyen bu düzenin içinde var olabilme çabamıza odaklanıyor ve aslında tanıdık bir hissi yeniden uyandırıyor. devak“Belki de elimize tutuşturulan bu çark artık paslanmıştır?” diyor.

Sanatçı, Eskişehir’de başladığı seriye zamanla İzmir, İstanbul, Ankara’da yeni çalışmalar eklemiş. Bir sonraki durak ise Libya olacak.



devak‘ın diğer işlerini görmek için: Behance, Instagram

Başka N’olmuş: Fotoğraflarla Serge Gainsbourg ve Jane Birkin’in efsanevi aşkı