Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde kalbur saman içinde dünyadaki tüm rekabete ve haksız kazanç açlığına rağmen bir spor dalı, tüm bunların dışında son derece centilmence ve sportmence yarışmalarla varlığını sürdürürmüş. Hatta her diyarın yaşlı bilgesi bu oyunun kurallarını anlatırken en çok ‘ahlak ve etik’ dermiş. Bu iki kavram bu spora kural olmuş, anlayacağınız.

Bu sporu sevenlerin, iki sevgilinin beklediği evlilik günü gibi ya da bir çocuğun beklediği Noel Baba gibi beklediği bir organizasyon varmış. Fransa’da düzenlenen bu organizasyona Kolombiya’dan Avustralya’ya dünyanın dört bir yanından yüzlerce insan yarışmak için katılırmış ve organizasyonun kazananına altından yapılma kutsal bir elbise giydirilirmiş. Bu elbise öylesine kutsalmış ki, bırakın izleyicileri o yarışmada altın elbiseyi giymek için yarışan diğer sporcular bile o an sarı elbiseyi giyen sporcuya saygı gösterirmiş. Tüm bu güzellikler içinde bir gün öyle bir şey olmuş ki; o gün Sen Nehri bir efsaneye göre tersten akmış, o günün gecesi ay doğmamış; bu sporu yaratıp insanlara bahşeden Tanrılar, melekler tarafından uykularından uyandırılmış.

Fransa Bisiklet Turu’nun (Tour De France) 15. etap’ında bitişe 25 kilometre kala Tour de France’ın genel klasman zamanlaması en iyi olan sporcuya verdiği ödül olan sarı mayoyu 6 gündür sırtından çıkarmayan Andy Schleck tırmanış grubundan ayrılarak atağa kalktı. Turkuaz renkli takım mayosuyla Alberto Contador da tırmanış grubundaki bu kopmadan atak kararı ile çıktı ve Schleck’in ardından kendisi de gruptan koparak takibe başladı. Bu kopmadan birkaç dakika sonra, yarışın lideri konumunda olan Andy Schleck talihsiz bir olayla karşılaştı; Schleck pedala basıyor ancak bisikleti gitmiyordu, zinciri atmıştı.

Andy Schleck Alberto Contador bisiklet sari mayo etik nolmus 1

görsel: static.guim.co.uk/

O an, sağır sultanın bile sporcularının ahlaktan ve etikten ödün vermediğini, centilmenlik ve sportmenlikten ayrılmadığını bildiği bisiklet sporu, müthiş bir sınavdan geçiyordu. Onca yıl, bisikletçilerin birbirine su ikram ettiğine tanık olmuş sporseverler vardı. Bunun yanı sıra, 2001 yılında sarı mayo sahibi Ulrich yere düştüğünde hemen ardındaki Lance Armstrong’un onu beklediğini; rövanş sayılabilecek 2003 yılındaki yarışta ise Lance Armstrong yere yığılırken bu kez atak yapmayan ve rakibini bekleyen Ulrich’i yazan bir tarih vardı… Ancak Alberto Contador’un kazanma hırsı, bu sporun tüm değerlerini görmezden gelmesine sebep oldu: Schleck’in zinciri attığı anda atağa kalktı.

Contador hızını arttırdı ve zinciriyle uğraşan Schleck’in yanından geçip gitti; o an ekranları başındaki binlerce sporsever aynı şeyi haykırıyordu: “Yapma Alberto, yapma! Bekle, n’olursun bekle!”

Andy Schleck Alberto Contador bisiklet sari mayo etik nolmus 2

görsel: washtimes.com

Contador şeytana uymuştu, beklemek şöyle dursun, 20 saniyede bir arkasına bakarak atağını sürdürdü! Yarışın bitiminde 8 saniye farkla rakibi Andy Schleck’in önüne geçti; bu, sarı mayonun el değiştirmesi demekti. Schleck’in sırtından alınan mayo, yüzlerce izleyicinin yuhalamasıyla Contador’un sırtına geçti!

Bu olaydan iki yıl sonra 2012’de; Bisiklet’in ilahı kabul edilen, o güne kadar tepeden tırnağa başarı hikayesi olduğuna inanılan Lance Armstrong’un 5 şampiyonluğu doping yaptığı gerekçesiyle elinden alındı. Ayrıca o gün başrolde olan Alberto Contador’un Schleck’i geçerek kazandığı şampiyonluk da yine doping gerekçesiyle elinden alınarak, zinciri atan Andy Schleck’e verildi.

Bu spordaki tüm güzelliklerin bir masal berraklığında olduğuna inananlar, Tanrıların 2010’da olanları 2012 yılındaki kararlarla cezalandırdığını düşünüyor ancak her ne kadar Tanrılar adaleti sağlamak için çaba harcadıysa da; masal berraklığındaki bu sporun, hafızalardan silinmeyecek ‘kabus’ diye kabul edilen bir günü ve bir kötü adamı var.