Röportaj: Cansu Yalçın, Caner Uzun

Video: Kaan Şahin, Nazlı Khoshkhabar

Hayatı elinden kaçırmaktan korkan orta yaş bir kadınla erkeğin karşılaşması ve onların hikayesini tarafsızca anlatan bir köpek… Aslında onlarınki her kadının ve her erkeğin hikayesi. Onlarınki kadın ve erkeği zorla ilişkiye iten yalnızlığın hikayesi. “Köpek, Kadın, Erkek” kendimize bile söylemeye cesaret edemediğimiz korkularımızı ayna gibi karşımıza çıkaran acımasız bir oyun. Kim bilir belki de mutlu aşk bize yeterince enteresan gelmiyordur.

Daha önce Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenen “Köpek, Kadın, Erkek”i bu defa, İstanbul’da ilk kez Moda Sahnesi‘nde izleyeceğiz. Sibylle Berg‘in yazdığı oyunda “Köpek”i Barış Yıldız, “Kadın”ı Zamire Zeynep Kasapoğlu ve “Erkek”i Caner Cindoruk oynuyor. 2 Ocak‘ta seyircisine kavuşacak olan oyunla ilgili sözü oyunun yönetmeni Kemal Aydoğan; oyuncularından Caner Cindoruk ve Zamire Zeynep Kasapoğlu‘na bıraktık. Hem oyuna hem de üretim süreçlerine dair konuştuğumuz bu keyifli sohbeti sizlerle paylaşıyoruz.

Ekip nasıl bir araya geldi? Provalar ne zaman başladı?

Kemal Aydoğan: Bir aydır bir aradayız ama daha önce birbirini tanıyan, beraber çalışmış bir ekibiz. 27 Ekim’de provalara başladık. 2 Ocak’ta da prömiyer yapacağız. Thespis izin verirse… Thespis bu arada oyuncuların tanrısı demek. Şimdi heyecan yok ama büyük olasılıkla 27 Aralık itibariyle bünyemize girmeye başlar. Çünkü orası son hafta, kanlı hafta. Orada görmemeniz gereken bir takım tablolar oluşuyor. Kafalar kesiliyor, bağırsaklar deşiliyor… (Gülüşmeler) Kulaklara nefes üflüyorum filan.

Oyuna karar verişiniz nasıl oldu?

KA: Devlet Tiyatrosu yapmadan önce biz yapmak istiyorduk. Yani 2005 yılında. Ama devlet tiyatrosu yapınca, yapılmış bir oyunu hemen sıcağı sıcağına yapmak istemedik. Sonra araya başka projeler girdi ama hep aklımızda olan bir oyundu bu. Çünkü çok güzel bir oyun. İçinde köpek var. Biz ona kuçu kuçu diyoruz. (Gülüşmeler) Dolayısıyla çok hoşlanıyoruz.

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 10Köpeğin rolü nedir? Bir çocuk oyununda köpek görmeye alışkınız ama yetişkin oyununda…

KA: Şöyle: İnsanı insana hayvanla anlatma sanatı. (Gülüşmeler)

Caner Cindoruk: Köpekle anlatma sanatı.

KA: Köpeğin gözünden görüyoruz. Bir kadınla bir erkeğin ilişkisini, aşk halini bize köpek anlatıyor. Çünkü tarafsız ve bizim gibi bir varlık değil. Tarafsızlığı sağlayan da bu. Köpek dışında herhangi bir anlatıcı olsaydı, yani erkek ya da kadından bir anlatıcı olsaydı taraf tutuyor olacaktı. Dolayısıyla bir şeyi manipüle edebilirdi. Köpek hisleriyle konuşuyor.

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 12Burada şöyle bir ayrım var sanırım: İçgüdüsüyle hareket eden bir hayvan ve belli normlara dahil olmuş, belli baskıları üzerinde hisseden kadın-erkek… Bir üçüncü de olsa anlatış şekli bu kadın ve erkekten çok farklı olmayacaktı.

KA: Aynen öyle. Köpek olduğu için başka bir varlık olarak, başka bir canlı olarak bu ilişkiyi değerlendiriyor ve çok da hoşnut değil bunların arasında yaşamaktan.

Peki karakterler neden isimsiz sizce?

KA: Biz de bunu bilmeye çalışıyoruz; bu oyunu bunun için yapıyoruz.

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 1Sanırım her ismin insanda belli bir algısı var. Yani bir Mustafa’yı oynamak ve bir Berk’i oynamak arasında bir fark vardır elbet. Başka hiçbir özelliğini bilmeseniz de o karakterlerin… İsmi olanı değil de kadını ve erkeği oynamak, siz oyuncuların üretim sürecinde nasıl bir etki yarattı?

CC: Bence o biraz ortak derdinizin olmasıyla ilgili. Oradaki erkek, aslında her erkeğin özdeşlik kurabileceği keskin çizgiler ve kendilerini içinde bulabilecekleri ortamlar hazırlıyor. Biraz da bu yüzden karakterlerin ismi yok. Çünkü oyun, her kadın ve her erkeğe dair birçok şey söylüyor. Kemal Abi’nin de söylediği gibi köpeğin zaten “köpek” seçilmesinin de bence en büyük nedeni bu. Çünkü biz taraf olan insanlarız. Her şeye taraf olmayı severiz ve kendi doğrularımızı başkaları üzerinde görmek isteriz. Kadın ve erkek de hayatın ve sistemin içinde kaybolmuş tipler, kaybetmiş insanlar. Her insanın kendinden, kendi yalnızlığından bir şeyler görmesi sebebiyle belki de “erkek” ve “kadın”…

Zamire Zeynep Kasapoğlu: Galiba yazar da özellikle tercih etmiş karakterlerine isim koymamayı. Çünkü dert zaten dünyanın her yerinde bir kadın ve bir erkeğin arasında olabilecek bir dert. Dert hep aynı aslında. Zaten yazar bir ilişkinin başından sonuna kadar olan kısmını o kadar güzel cımbızlayıp çekmiş ki oyuna gelen insanlar mutlaka “Aa benim de başıma aynısı gelmişti”, “Aynı şeyi ben de yaşamıştım” diyecek.

CC: Çağdaş bir ilişki anlatıyor çünkü.

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 7Yalnızlık dediniz. Bu iki bireyi ilişkiye yalnızlık mı itiyor?

CC: İlişki olamamaya ya da zorla ilişki olmaya itiyor diyebiliriz aslında. Oyunun en önemli cümlelerinde biri de bu. Mutlu aşk yeterince enteresan gelmiyor insanlara.

Karakterleriniz hakkında kısa bir bilgi verebilir misiniz?

CC: Karakterlerimiz orta sınıf insanlar. O yüzden belki de çok geniş bir kitleye hitap edebilecek bir oyun. Ayrıca, karakterler orta yaşa da gelmiş insanlar. Hayat elimizden kaçıyor mu? Aşk gidiyor mu, bitiyor mu? Bundan sonra hep böyle monoton ya da sıradan mı gidecek?” gibi cümleler barındırırız ya hepimiz… Sanırım kadın ve erkek tam da oraya gelmişler ve artık bir şey yapmak zorundalar. Hayatın bir yerinde kendilerine bir yaşam belirlemek zorundalar. Bir yaşa kadar, kendi yalnızlıklarımızla, bir sürü deneyimsiz ve başarısız ilişkiler deneriz. Bu deneyimlerimizden hayalimizde bir karakter, bir kadın yaratırız. Ama hayatın içinde böyle bir şey yoktur. Aslında küçücük şeylerden mutlu olabilecekken biz hep büyük beklentiler içine gireriz. O yüzden, hayatı kaçırmamaya çalışan orta yaş ve orta sınıf iki insanın karşılaşmasıyla ilgili bir hikaye bu… Bir köpeğin tarafsızlığıyla bir ilişki anlatılıyor. O ilişkiyi biz bir saatte anlatıyoruz. Ama bu ilişki üç yıl da olabilir, beş yıl da olabilir, bir yıl da…

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 8Biz oyuncuların sahnede prova aldığını biliyoruz ama bir oyuncu rolüne üzerine çok farklı yerlerde farklı zaman aralıklarında kafa yoruyor. Bireysel bazda düşündüğünüzde siz kendiniz hakkında neler söylemek istersiniz? Nerede çalışıyorsunuz? Rol nerelerde aklınızda oluyor?

ZK: Kadın karakterinin üzerinden konuşacak olursak… Mesela 40 yaş sendromu kadının biyolojik saatinin dolmuş olması veya yeni bir aşka artık kalbinin yorulduğunu düşünmesi… Yani erkekle aslında zoraki bir araya gelip ve “Ya acaba aşık mı oluyorum?” deyip onun üzerinden, yani küçücük veriler üzerinden büyük bir şey yaratmaya çalışıyor. “Mutlu bir yuvam olsun”, “sevdiğim bir adam olsun” klişesini zoraki başarmaya çalışıyor. Oyunun sonunda da zaten adamı bağlıyor. Onu zorla yanında tutmaya çalışıyor. Çünkü başka çaresinin kalmadığını düşünüyor. Yaşı ilerlediği için artık yeni bir ilişki, yeni bir insanı tanımak ona yorucu geliyor. Bu söylediklerimin çoğu aslında erkek için de geçerli. Yeni bir ilişkiye başlamak kadın için sanki sıfırdan başlamak gibi bir durum. Sanki bir şeyleri biraz daha kontrolünde tutmaya çalışıyor. Kıskançlıkları, zaman zaman histerik tavırları ya da sinir krizi geçirmesi… Aslında çoğu kadının yaşadığı şeyler bunlar ama bu tarz durumları genelde herkes birbirine anlatmaz. Aslında hepimiz yaşıyoruz ve biz herhalde sahnede ayna gibi olacağız.

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 2CC: Oyunculuk anlamında da değişik bir çalışma oluyor bizim için. Çünkü “ikimiz geçelim de sahnemizi alalım” gibi bir durum yok. Biz aslında üç kişi, üç kafadan bir hikaye anlatıyoruz seyirciye. Onların yaşadığı her şeyi bir saatlik süreçte canlandırıyoruz. Bunun için de masada çok fazla vakit geçirmeden sahneye çıktık. Tekstlerimizi elimize alıp birşeyleri sahnede aramaya başladık. Çünkü “Köpek, Kadın, Erkek” sınırsız bir oyun. Oyuncu olarak sınırlarımızı zorlamamız gereken bir oyun. Kendi adıma en azından… Çünkü değişik bir şey yapıyoruz ve bunun da malzemesi burada. Arıyoruz yani onu. Prova dediğimiz süreç zaten bu arama süreci.kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 5Kaç bölümden oluşuyor oyun? Belirli bir zaman ve mekan var mı?

KA: Neredeyse hiç bölüm yok. Yani bildiğimiz anlamda bir sahne bölümlemesi yok. Bir perde bölümlemesi yok. Ama bir öykü başlıyor ve akıyor. Köpek anlatırken arkadan kadınla erkeğin de bir eylem içinde olduğunu görüyoruz. Sürekli devinen bir oyun. Caner’in dediği gibi bir yıl mı, üç yıl mı, beş yıl mı bir önemi yok. Bir ilişkinin nasıl başlayıp nereye doğru evrildiğini ve aşamalarını seyrettiren bir oyun. Yaklaşık 10-15 tane değişik mekanda geçiyor ama oyun oynama biçimi, yazarın bize önerdiği şey bunların hiçbirinin gerçekçi olarak sahnede kurulmaması; bir hikaye unsuru olarak bunların sahneye getirilmesi. “Varmış gibi” dolaşacağız oralarda. Dolayısıyla rejinin ya da oyuncunun fantazisi de burada çalışsın istiyor yazar.

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 11Oyundan çıkıp genel olarak oyunculuğa dair bir soru sormak istiyoruz. Oyunculukla ilgili “Bunca çalışmaya değiyor, çünkü…” cümlesini nasıl tamamlarsınız?

CC: Ben mesela provaya gelirken hiç işe gidiyorum diye gelmiyorum. Gerçekten bütün enerjimi yanıma alıp gelmeyi seviyorum.

ZK: Oyun oynuyoruz.

CC: Oyun oynuyoruz. Yani öyle çok uzakta aramaya gerek yok mevzuyu. Sizi buraya getiren neden ne ise bizi de burada oyun oynamaya iten o. Yani biz de hala çocukça bi’ yerden bir şeyler arıyoruz aslında.

KA: Hayatı ve insanı tanımak gibi bir olanak var elimizde. Bunu yakalamış olmak; hayatı üzerimizden geçiriyor olmak; bunu deneyimlemek her mesleğin sağladığı bir olanak değil. Onun için hem kendini hem toplumu tedavi etmek gibi…  Ama bunu oyunla yapıyor. İnanılmaz bir iş yani.

CC: Bence en temiz duygular orada çünkü.

kopek kadin erkek caner cindoruk zamire zeynep kasapoglu kemal aydogan moda sahnesi nolmus 4Tiyatro haricinde sahnede olmak ya da sahneyi yönetmek haricinde bulunduğunuz, şimdiye kadar haz aldığınız başka üretim süreçleri oldu mu? Evde bir pul koleksiyonu yapmak bile buna dahil olabilir.

KA: Ben çocuk yaptım. Hem yapma süreci çok zevkliydi… (Gülüşmeler) Çok zevkle yapılıyor tavsiye ederim.

ZK: Sinema var, dublaj var… Yani yine kendi mesleğimizin kolları ama tabii büyük bir zevkle yapıyoruz.

CC: Müzisyen olmayı isterdim. Kendimce uğraşıyorum ben de. Gitar çalmak, kendi başıma onunla uğraşmak bana keyif veriyor.

Son olarak oyunla ilgili eklemek istediğiniz bir şey var mı?

KA: 2 Ocak’ta başlayacak. Gelin görün bakalım neler yapmışız.


 

KÖPEK, KADIN, ERKEK

Yazan: Sibylle Berg
Çeviren: Sibel Arslan Yeşilay
Yöneten: Kemal Aydoğan
Sahne Tasarımı: Bengi Günay
Işık Tasarımı: İrfan Varlı

Oyuncular:

Köpek: Barış Yıldız
Kadın: Zamire Zeynep Kasapoğlu
Erkek: Caner Cindoruk
Yönetmen Asistanları: Ferhat Asniya, Ahsen Özercan