Shaun Higton’ın yönettiği bu kısa film son zamanlarda sosyal medyanın mutluluğumuz üzerine olumsuz etkisi hakkında yazılan makalelerle paralel bir çizgide. İnsanların en mutlu, başarılı, üçüncü kişilere sergilemeyi arzuladığı anlarını paylaştığı sosyal medya kanalları -özellikle Facebook- ekran karşısındakileri mutsuz ve umutsuz kılıyor. 500 “arkadaş”ınızın 10’u art arda havuz başında sevgilisiyle mojitosunu yudumlarken, ormanlık arazide trekking yaparken, terfi aldığı iş yerinde kutlama için pasta keserken, üniversiteden mezun olurken arkadaşlarıyla çektirdiği fotoğrafları paylaşıp durumunu güncellediğinde eğer evinizde uyumadan önce Facebook’a göz attıysanız gününüzü mutsuz bir halde sonlandırdınız bile.

Filmde de gördüğümüz üzere “durum”lar pek zannettiğimiz gibi değil. Sosyal medya kanalları bize görmekten, duymaktan hoşlandıklarımızı sunuyor gibi görünse de aslında su götürmez bir gerçek var ortada: bunu yaratan yine biz kullanıcılar. Siz oldu ya, mutsuz olduğunuz bir anı paylaştınız. Eğer filmdeki gibi “unfollow” edilmiyorsanız, hatta birileri sorunun ne olduğunu sorup sizi merak ediyorsa Facebook’ta “Facebook arkadaşları” yerine gerçekten arkadaşları olan azınlıktansınız.