(Steve King tarafından kaleme alınmış bu yazının orijinali, daha önce Harvard Business Review’da yayınlanmıştır.)

Uzaktan çalışmanın pek çok faydası var: Esnek saatler, evle iş arası seyahat etmemek, nasıl çalıştığınız üzerinde imtiyaz ve kontrol sahibi olmak bunlardan bazıları.

Ama uzaktan çalışan kime sorsanız, hatırı sayılır zorluklarının da olduğunu söyler. Farklı araştırmalar gösteriyor ki, şikayetlerinin başında, toplumdan soyutlanma ve yalnızlık geliyor. Uzaktan çalışmak, insanlar arası iletişimi ve bir ofisin size sağlayacağı sosyalliği kaçırmak anlamına geliyor.

ABD’nin Milli Savunma Sağlık Dairesi eski başkanı Vivek Murthy’ye göre, uzaktan ve bağımsız çalışanların sayısındaki artış, “yalnızlık salgını”nın en önemli sebeplerinden biri. Murthy ayrıca, yalnızlığın sosyal bir problemden öte olduğuna dikkat çekiyor. Bu, yaşam süresini günde on beş sigara içmekle eş değer derecede ve obezitenin neden olduğundan daha fazla kısaltan bir durum.

Ortak çalışma alanları üzerinde bizim araştırmamız şunu gösteriyor: Uzaktan çalışanların, startup elemanlarının ve  freelancer’ların; paylaşımlı ve üyelik bazlı ofislerde “tek başlarına bir arada çalışması”; uzaktan çalışmanın yarattığı soyutlanma ve yalnızlık hissini sürdürülebilir şekilde azaltıyor. Ortak çalışma alanları üyelerine yaptığımız anketlerden çıkan önemli sonuçlardan bazıları şöyle:

  • Ankete katılanların %87’si, diğer üyelerle sosyal sebeplerden tanıştıklarını belirtti.
  • %79’u ortak çalışma alanının sosyal ağlarını genişlettiğini söyledi.
  • %83’ü bir ortak çalışma alanına katıldıklarından beri daha az yalnız olduklarını belirtti.
  • %89’u bir ortak çalışma alanına üye olduklarından beri daha mutlu olduklarını belirtti.

Araştırmamızın başlangıçtaki hedefleri, ortak çalışma alanlarının sosyal yanına odaklanmıyordu. Aslında, araştırmalar ortak çalışma alanı topluluklarında iş odaklı “network” kurmanın rolünü keşfetmek üzere geliştirilmişti. Çalışmanın sonucu gösteriyor ki, ortak çalışma alanlarına üye olmak, mesleki bağları da büyük ölçüde geliştiriyor.

  • Ankete katılanların %82’si ortak çalışma alanının mesleki ağlarını genişlettiğini belirtti.
  • %80’i diğer üyelere yardım ve rehberlik için başvurduklarını belirtti.
  • %64’ü ortak çalışma alanındaki ağların önemli bir iş ve mesleki referans kaynağı olduğunu söyledi.

Araştırma aynı zamanda, bir ortak çalışma alanına üye olmanın işle ilgili sağladığı başka faydaları da gösterdi. Çoğu üye (%84), ortak çalışma alanının işe dair ilgi ve motivasyonunu arttırdığını belirtti. Ayrıca çoğu, eve ya da kafelere kıyasla daha az dikkat dağıtıcı unsurun olması sebebiyle, ortak çalışma alanında daha iyi konsantre olduklarını belirtti.

Fakat, ortak çalışma alanlarının çalışmaya dair olan tarafına odaklanmaktansa, araştırmamız üyeler için ortak çalışma alanının sağladığı sosyal bağların daha önemli olduğunu gösterdi. Katılımcılardan ortak çalışmayı en iyi anlatan üç kelime listelemeleri istendiğinde, en çok dile getirilen beş kelimeden üçü ortak çalışmanın sosyal yanıyla ilgiliydi: “Topluluk, eğlence ve sosyal”.

Başka çalışmalar da bu sonuçları doğruluyor. Örneğin, Michigan Üniversitesi’ndeki araştırmacılarının bulgularına göre ortak çalışma alanı üyeleri geleneksel çalışanlara göre daha yüksek “gelişme” gösterdiklerini belirtiyor. Çalışma gösteriyor ki, bu kısmen insanların ortak çalışma alanlarından ne beklediğiyle ilgili. Ortak çalışma alanları, üyelerinin sosyalleşmesini ve birbiriyle iletişime geçmesini sağlıyor. Bir başka araştırma “Coworking Spaces: A Source of Social Support for Independent Professionals” gösteriyor ki çoğu üyenin ortak çalışma alanlarında çalışmasının ana sebebi sosyal etkileşim.

Toplumda, gittikçe sayısı artmakta olan bir kesim, uzaktan çalışmanın sonucu olan toplumdan soyutlanma ve yalnızlıkla karşı karşıya. Gallup’a göre, evden çalışmaya mesafeli birkaç yüksek profilli firmaya karşın, uzaktan çalışan şirket elemanlarının sayısı gittikçe artıyor. Gallup’un verileri gösteriyor ki, Amerikalı çalışanların %43’ü en azından mesailerinin bir kısmında uzaktan çalışıyor. Bu sayı 2012’de %39’du. Gallup ayrıca “en azından mesailerinin bir kısmında” uzaktan çalışanların, 2012’ye göre daha uzun süreler uzaktan çalıştıklarını belirtiyor.

Ayrıca, bağımsız çalışanların (Freelancer’lar, bağımsız danışmanlık hizmeti verenler vs.) sayısı gittikçe artıyor ki bunların da çoğu uzaktan çalışıyor.

Şirketler için, elemanlarının ortak çalışma alanlarında çalışmasına izin vermenin ve bu elemanlara ücret ödemenin de birçok faydası var. Uzaktan çalışmanın getirdiği yalnızlığı azaltmasının yanı sıra, ortak çalışma alanları, mükemmel mesleki ve teknolojik altyapı, güçlü “networking” imkanları sağlıyor ve insanı yenilikçi şirketlerin, ürünlerin ve hizmetlerin etkisine açık hale getiriyor. Şirketler aynı zamanda daha mutlu, işine daha ilgili ve daha verimli çalışanları olmasından da yarar sağlayacaktır.

Bağımsız çalışanlar da ortak çalışma alanlarını göz önünde bulundurmalılar. Ortak çalışmanın sosyal tarafından, sıklıkla şirket çalışanlarından bile daha çok fayda sağlıyorlar. Yeni işler üretmek için mesleki “networking” imkanlarının fayda sağladığını görüyorlar. Bağımsız çalışanlar üyelik ücretini kendileri verse de, çoğu bu masrafa değdiğini düşünüyorlar. (ABD’de ortak çalışma alanlarının ücreti, mekana ve bulunduğu yere göre, aylık 45 dolarla 1000 dolar arasında değişiyor. ABD için aylık ortalama 350 dolar civarı bir ücret düşünmek, iyi bir tahmin olur.) Araştırmamız, oldukça yüksek tatmin oranları olduğunu gördü: Ankete katılanların %90’ı, üyesi olduğu ortak çalışma alanından ya yüksek derecede tatmin olduğunu (%79) ya da tatmin olduğunu (%11) belirtti. Yalnızca katılımcıların %5’i tatmin olmadığını söyledi.

Ortak çalışma alanı endüstrisi son beş yılda hızlı bir büyüme temposuna sahip. Güncel öngörümüz, bu büyümenin devam etmesi ve global bazda şu an sayısı 1,6 milyon olan ortak çalışma alanı üyelerinin 2020’de 3,8 milyonu bulması.

Araştırmanın açıkça gösterdiğine göre, bu büyümedeki itici güç ortak çalışma alanlarının sosyal yönü. İnsanlar, insanlar etrafında olmayı seven sosyal yaratıklar ve uzaktan çalışma teknolojisinin avantajları ne olursa olsun, bu değişmeyecek. Ortak çalışma alanlarının öncüleri bunu fark etti ve sosyal aktiviteleri de içine alan destekleyici topluluklar kurdu. Bu öncülerden biri, Indy Hall isimli ortak çalışma alanından Alec Hillman, “Ortak çalışma alanı bir iş yeri endüstrisi değil, mutluluk endüstrisidir.” diyecek kadar ileri gitti.

Basitçe söylemek gerekirse, ortak çalışma alanları bir topluluk oluşturarak ve insanların toplumdan soyutlanmasını ve yalnızlığını azaltarak hem organizasyonlara hem de çalışanlara fayda sağlıyor. Bu fayda, işe olan ilginin, verimliliğin ve çalışan mutluluğunun daha yüksek olmasından ileri geliyor.

Kaynak: hbr