the-hitchhiker-s-guide-to-the-galaxy-original

Bilimkurgu edebiyatının en nev-i şahsına münhasır ve aynı zamanda en muhteşem örneklerinden biri olan “Otostopçunun Galaksi Rehberi” ni okuyup da bir gün havlusunu sırtına atıp otostop çekmeyi planlamayan var mı aramızda? Bazılarınızın kitabı okumadığını, hatta filmi izleyip kitabı okuma zahmetine girmediğini tahmin ediyorum, karşıma çıkmayın rica edeceğim. Douglas Adams’ın şaheseri, size galaksiyi otostopla gezmeye yeltenirseniz başınıza gelebileceklerden bir kesit sunuyor, buna benzer olayları yeryüzündeki otostop deneyimlerinizde de yaşayabilirsiniz (örneğin şiir okunarak işkence görme: Kelebekler Vadisi’ni otostopla gezmeye çalışan genç bir kadının oradaki İkinci Yeni hayranlarının eline geçtiğini bir düşünün!). Ben de size ilk defa otostop çekmeyi düşünüyorsanız, aklınızda olması gereken birkaç ipucu vereceğim. Kaç ipucu vereceğimi şu an düşünmedim, dolayısıyla başlığa da yazmıyorum, zira bir liste sitesi değiliz.

1 – Amacınız şehirlerarası ve/veya uluslararası bir yolculuksa, şehir içinde otostop yapmaya yeltenmeyin.

Hangi ülkede olursanız olun, çok küçük şehirler veya köylerde olmadığınız sürece, bu denemeler başta taksiciler ve otobüs şoförleri olmak üzere her türlü toplu taşıma sürücüsüyle kavga etmenizle ve dolayısıyla çok vakit kaybetmenizle sonuçlanacaktır. Her zaman şehrin dışındaki bir otobana kadar toplu taşıma kullanın. Örneğin İstanbul’dan Batı tarafına doğru gidecekseniz, Yenibosna’dan Silivri otobüslerine binin, son durakta inin, 2 dakika yürüyüp otobanın kenarına çıkın ve başparmağınızı uzatın.

2 – Türkçe’deki birçok atasözünün aksine “Erken kalkan yol alır” çok doğru bir sözdür.

Yola ne kadar erken düşerseniz sizin için o kadar iyi olur. Günışığından maksimum şekilde faydalanmayı bilin. Bilhassa kışın yola çıkacaksanız, hava erken kararacaktır ve hava karardıktan sonra bir aracın sizi alma olasılığı ciddi miktarda düşer. 2012’nin Kasım ayında bir arkadaşımla yaptığımız otostop yolculuğu sırasında, gece 12’de Belgrad’ın hemen dışında bir yerde bırakıldık. Kimse bizi almadı tabii sonra. Sabah 5’e kadar yürüyerek Belgrad şehir otobüslerinin garajına gitmek durumunda kaldık. Hikaye olarak anlatması eğlenceli, yaşaması o kadar da değil.

Hitchhiking_by_Defies

3 – Prezentabl olmaya dikkat edin.

Sürücülerin sizi rahat görebilmesi için renkli kıyafetler giymeniz avantajınıza olacaktır, bilhassa kırmızı renk dikkat çeker. Suratınızda “üff alın artık hadi” ifadesi olursa hiçbir yere varamazsınız, olabildiğince gülümseyin, şoförle göz teması kurmaya çalışın, bazı şirinlikler gerçekten beklemediğiniz kadar işinize yarayabilir. Size abuk subuk bir hareket yapan bir sürücü olursa, siz de aynı terslikte bir hareketle cevap verebilirsiniz, ancak hem o şoförden dayak yeme ihtimaliniz artar, hem de o sırada geçen ve belki sizi almayı düşünen bir araç fikrinden hemen vazgeçer.

4 – Korkmayın ve çekinmeyin.

Harikulade memleketimizde Pippa Bacca’ya yapılan insanlık dışı muameleden dolayı hala birçok insan otostop düşüncesinden çekiniyor. Gereksiz paranoyalara kapılmanın anlamı yok. İstanbul’da yaşayan ve evinden dışarı çıkıp sokaklarda dolaşan biriyseniz, “normal hayat”ta başınıza bir şey gelme ihtimali çok daha yüksek. Saçma korkuların sizi etkilemesine izin vermeyin, ancak hiç güven vermeyen bir şoför önünüzde durduğunda da aynı sertlikte “Hayır!” demekten çekinmeyin. Çekinmek demişken, benzin istasyonlarında insanları çevirip “bizi şuraya kadar bırakır mısınız?” demekten de çekinmeyin. En fazla hayır derler, hiç sormamış olursunuz.

5 – Balkanlar ve Ortadoğu coğrafyasındaysanız, Türkiye plakalı tırlara ajitasyon yapın.

Yanınıza Türk bayrağı almanız şart değil (ki yapan arkadaşlarım oldu, işe yarıyormuş) ama Türk tırlarının sıkça gidip geldiği, Almanya’dan Lübnan’a kadar uzanan bir coğrafya vardır. Burada otobanlarda zaten en yakın dostlarınız tır şoförleri olacak. Otostop çekerken biriniz (yalnız çekmeyeceğinizi varsayıyorum, başınıza bir şey geleceğinden değil de, sıkıcı olduğundan) karşıdan gelen tırın Türkiye plakalı olduğunu görürse, mutlaka pasaportlarınızı çıkarıp üzerindeki ay-yıldızı ısrarla işaret edin ve Türkçe bağırın. Çok ama çok yüksek bir ihtimalle size yardımcı olacaklardır.

hitchike_baby_by_rocksane-d49nx2n

6 – Son olarak: Asosyal olmayın.

Otostopçuluğun ve gezginliğin bir adabı vardır. Sizi arabasına alan insanlarla sohbet etmekten çekinmeyin. Bilhassa tır ve kamyon şoförleri, hiç kimseyle doğru dürüst sohbet edemeden günlerini yollarda geçirdikleri için, sizinle her türlü muhabbete girmek isteyeceklerdir. Haddinden fazla yüz göz olmanın elbette anlamı yok, ama edeceğiniz iki çift hoş lafı da onlara büyük bir lütufmuş gibi sunmayın. Unutmayın ki aslında size, yapmak zorunda olmadıkları bir iyilikte bulunuyorlar. Aranızı hoş tutun.

Bu maddelere birçok farklı şey eklenebilir elbette. Bakalım, aklıma gelirse rehberin devamı niteliğinde bir şeyler yazabilirim. Ancak uzun lafın kısası; önünüzde otostop gibi bir seçenek varken, gezmeye param yok diye bir bahaneniz yoktur. Okyanus aşmadığınız veya savaş bölgesinden geçmediğiniz sürece, sıfıra yakın yol parasıyla uzun süreler gezebilirsiniz.

Maceralarınız ve hikayeleriniz bol olsun.