Oturduğunuz yere, daha resmi bir muhtar diliyle ikamet ettiğiniz yere tamamen gelir seviyeniz mi karar veriyor? Hayır. Cebimizdeki paranın ve bölgede görülen suç oranlarının oturacağımız yere karar vermemizdeki etkisini elbette yok saymıyoruz. Ancak yapılan bir çalışma gösterdi ki kişilik özelliklerimiz ve mutluluğumuzla yaşadığımız yerin arasında sağlam bir ilişki var.

Çalışmada psikolojide sıklıkla görülen 5 büyük kişilik özelliği kullanılıyor: açıklık, dışadönüklük, uyumluluk, sorumluluk, duygusal denge. Araştırmacılar 56.000 insanla yapılan anket sonuçlarına göre bu kişilik özellikleriyle bireylerin mutluluğu arasında bir ilişki kuruyor. Londra şehir merkezinde yapılan bu çalışmada 219 bölge posta kodları yardımıyla parçalara ayrılıyor.

Aşağıda çalışmaların daha rahat anlaşılması için hazırlanan haritalar bulunuyor. Sağ altta bulunan 6. harita bölgelerin yaşamsal doyum ya da mutlulukla ilgili yoğunluğunu gösteriyor. Tüm haritalarda kırmızı (+6) ilgili özelliğin en yoğun gözlendiği yeri işaret ediyor.

oturulan yer ikamet edilen yerin kisilik ozellikleri iliski nolmus

görsel: citylab.com

Sol alt köşede yer alan haritadan da göreceğiniz üzere kümelenmeyi en net görebildiğimiz durum: Açıklık. Londra şehir merkezinde oldukça yoğun bir şekilde “deneyime açık” diyebileceğimiz bireyler yaşıyor. Bu özellik psikolojik çalışmalarda genel olarak yaratıcılık, yenilikçi olmak, girişimcilik gibi durumlar ile eşleştirilir. Bu “açık” insanlar yoğun olarak yüksek emlak fiyatlarının görüldüğü, etnik ve dini çeşitliliğin daha fazla olduğu, suç oranının yüksek olduğu şehir merkezinde yaşıyor. Londra’nın banliyölerine gittikçe “açık”lık düşüyor.

Yine benzer bir dokuya sahip harita en üst sol köşede bulunan “dışadönüklük” haritası. Başka dışadönük insanlarla rahat iletişime geçebileceği kalabalık alanlarda, restoran ve barların yoğun olduğu şehir merkezinde yaşıyor “dışadönük”ler.

Başka N’olmuş: Dünya nüfusunu 100 kabul eden harika infografik

Uyumluluk haritası da çok önemli. Çalışmayı yürüten isimlerden Jason Rentfrow şöyle diyor: “Başarılı insanlar genelde daha az ‘uyumlu’ çıkıyor. Eğer başka insanların sinirini bozmayı kafaya takmayan biriyseniz başarıyı yakalamak kolaylaşıyor.”

Çalışma aslında sadece hangi özellikteki insanların nerede yaşadığını göstermiyor. Çıkarılabilecek bir başka sonuç var ki o da kendi özelliklerine uygun yeri bulup orada yaşayan insanın yaşamsal doyum seviyesi daha yüksek oluyor. Yani sosyalleşmekten, yeni insanlar tanımaktan çok hoşlanmayan, uyumluluğu yüksek denecek birinin şehir merkezinde yaşaması onun mutluluğunu olumsuz yönde etkileyebiliyor.

oturulan yer ikamet edilen yerin kisilik ozellikleri iliski nolmus 23

Türkiye nüfusunun yüzde yirmisinin yaşadığı İstanbul’da böyle bir çalışma uygulanabilir mi, uygulansa böyle düzenli bir doku gözlenebilir mi bilemiyoruz. Ancak bu kadar geniş bir alana yayılmış, onlarca farklı “şehir merkezi” olan bir şehirde sanıyoruz kolay olmazdı.

Başka N’olmuş: Türkiye’de her gün 10 milyon insan işte bu engellere takılıyor

h/t Citylab; The Guardian