Koleksiyonerlik bir garip hal. Takıntıyla bir şeyin peşine düşmek, onu fetişleştirmek…

Bugün sizi “Fallus Palas”a götüreceğim. Bir takıntılı adamın oturduğu daireyi nasıl bir erkeklik organı mabedine dönüştürdüğünü bilmek ister misiniz?

penis nolmus 1

Adını açıklamamayı tercih eden koleksiyoner güne nasıl mı başlıyor? “Bu benim sabah ritüelim. Bir fincan kahve alırım ve internetten alışveriş yapabileceğim siteleri açarım. Çoğu insanın alarmı daha ötmeden ben iki üç penis almış olurum.”

Penisler koleksiyonerimizin topladığı ilk obje değil. Bu evde son 24 yılda farklı koleksiyonlar düzülüp bozulmuş. İlk koleksiyon oyun kartlarının maça beşlisiymiş. Daha sonra içinde “mister” (bay) kelimesi geçen her şey toplanmaya başlanmış. Bundan sonra ev şeytan serisini ve bir çizgi roman kahramanı olan Nancy figürlerini konuk etmiş. Ama en sonunda bir koleksiyon hepsinden üstün gelmiş: penisler. Günlük olarak evde biriken penisler şimdiden binin üzerindeymiş.

penis nolmus 7

Bu eve girişte göze çarpan ilk şey oturma odasının kapısında sarkmakta olan kanatlı bir fallus. 58 yaşındaki koleksiyoner kuryelerin kapıda yaşadıkları korku dolu anları gülerek anlatıyor. Düşünsenize her tarafı penis dolu bir eve yemek götürüyorsunuz… Bu manzara karşısında büyüyen gözlerle, bir adım geriye kaçmak garipsenecek bir durum değil. Yine de onlar şanslı olanlar, geri kalanlarımız bu apartmanı asla göremeyeceğiz.

Koleksiyoner gizliliğinin sebebinin topladıklarının cinsel içeriği olmadığını, “bundan utanmıyorum ve yarattığı şok etkisini seviyorum” diyerek özellikle vurguluyor. Gizliliği tesadüfi insanların onu koleksiyonunu görmek için takip etmesini istemediğinden tercih etmiş. “Bunun bir özel koleksiyon olmasını seviyorum. Sadece seçtiğim insanlar için… Napayım, ben bir elitistim.”

penis nolmus 3

70’lerde tam bir rock ‘n’ roll hayatı yaşayan bu adam şu sıralar bir ev kuşu ve 25 yıldır ayık. İyi kazanmasına rağmen parasının çoğunu koleksiyonu için harcadığını, bazen ay sonunu zor getirdiğini bu yüzden de ikinci bir işte çalışmaya başladığını söylüyor. “Eskiden bütün param alkol ve uyuşturucuya giderdi, şimdi ise fallik sanat objelerine gidiyor. İki bağımlılığım arasındaki fark ise akşamdan kalma olarak uyanmamak ve bütün penislerin sabah oldukları yerde duruyor olması.”

Başka N’olmuş: Vajinasında örgü ören kadın

Elde ettiği ilk fallik obje “büyük bir penisi olan kırmızı kafalı küçük Endonezyalı adam” olan koleksiyoner, bu parçayı tesadüfen Manhattan’da bir dükkandan almış. Dükkanın sahibi faturaya “penis man” (penis adam) yazınca koleksiyonun adı da konmuş.

penis nolmus 4

Bu kesinlikle gelişigüzel bir koleksiyon değil. Her oda belirli bir tema etrafında dikkatlice düzenlenmiş. Oturma odası kabile sanatıyla donatılmışken (İlk parça olan Endonezyalı Tanrı da burada yer alıyor), yatak odası daha kitsch olarak, rengarenk penislerle dekore edilmiş. Hatta penis şeklindeki yılbaşı süslemeleri burada duruyormuş. Banyoda ise siyah-beyaz objeler… Buranın kapı kulpu bile uzun, beyaz bir penismiş.

“İşin en eğlenceli kısmı neyin nereye yerleşeceğine karar vermek. Bu adeta üç boyutlu bir kolaj. Tam anlamıyla bir sanat enstelasyonunun içinde yaşıyorum!”.

penis nolmus 5

Kendi heykellerini de yapan koleksiyoner “Benim yaptığım sanat kendimi tedavi etmek için.” diyor ve eserlerini asla satmıyor.

penis nolmus 2

Neden penis diye sormayın, neden maça beşlisi diye sordunuz mu? Onun bu soruya cevabı ise: “İnsanlar bana neden diye sormasını istiyorum. Nedeni bu. Asları toplasam kimse sormazdı. Ama kim maça beşlisi toplar ki? Bu onları her seferinde yakalıyor.”

penis nolmus 6

[Narrative.ly aracılığıyla]