Fran Krause çok etkileyici ve eğlenceli bir çalışmanın sahibi bir çizer. Fikir çok basit: Krause insanlardan kendisine en derin, saçma korkularını, hüsnü kuruntularını yazmalarını istiyor. Sonra bu korkuları sevimli mi sevimli çizimlerle harika karikatürlere dönüştürüyor.

Başta yalnızca kendi korkularını çizip paylaşan Krause, daha sonra insanlardan kendi korku hikayelerini paylaşmasını istemiş ve böylece bir sürü ilginç hikaye birikmiş. Bu korkular küçükken sizi yaramazlık yapmaktan vazgeçirmek için ailenizin söylediği bir şeyden kaynaklanıyor da olabilir, nereden geldiği belli olmayan absürd şeyler de olabilir.

Doğrusunu söylemek gerekirse, 12 sayfalık Tumblr sayfasında gezinirken ikinci kategoriye uyan daha çok karikatür karşınıza çıkıyor. Uçakların havada kalmasının tek nedenini o an uçakta bulunanların düşünce gücüne bağlayanlardan tutun da rüyasında gördüğü insanların aslında gidecek başka bir yeri olmayan ölüler olduğunu düşünenlere kadar oldukça tuhaf korkuları böyle çizimler eşliğinde görünce kendi absürd korkularımızı hatırlıyoruz ve derin bi nefes çekip oh be yalnız değilmişiz yatmadan önce odadaki aynayı ters çevirmek istemek veya “kötü canavarları kaçırsın” diye 3 kez tek ayak üstünde zıplayıp öyle yatağa girmekle diyoruz (diyoruzdur yani herhalde?). Çizimlerin tatlılığı da ölüm korkusu gibi çoğu zaman yüzleşip rahat rahat dile getiremediğimiz korkularımızı bile kabul edilir hale getiriyor bir nebze de olsa.

Anlatmakla olmayacak, bu sevimli çizimleri ve acayip korkuları bir de kendi gözlerinizle görün. Çizimler çok sevimli demiş miydik ya?

deepdark1

Öldüğüm zaman bu, bir anda gerçekleşmeyecek diye korkuyorum. Ölüm önce ayaklarımdan başlayacak, ve sonra onun yavaş yavaş yukarı doğru çıkışını hissedeceğim.

deepdark2

Uyandığımda gözlerimi yavaşça açıyorum ki, odamda saklanan “bir şey” varsa ben görmeden saklanabilsin.

deepdark3

Ölüm aslında tüm hayatın boyunca tanıştığın insanlarla dolu bir tiyatro. Ve bu tiyatroda hayatın baştan sona tekrar oynanıyor; replikler de aklına gelmiş olan her düşünce.

deepdark4

Hz. İsa içinde yaşıyor! Kalbinin en derinlerinde.

deepdark5

Yatak odamda bir ayna var. Uyurken aynadaki yansımamın kalkıp beni izlediğinden korkuyorum.

deepdark6

Çocukken bebeklerin nereden geldiğini biliyordum: Popondan! Erkek olmama rağmen tuvalete gittikten sonra bebeklerim olmadığından emin olmak için kakamı hep kontrol ederdim.

deepdark7

Bazen insanlar zihnimi okuyabiliyormuş gibi geliyor. O yüzden hemen komik bir şeyler düşünüyorum ki birisi gülerse onları yakalayıp zihnimi okuduklarından emin olabileyim.

deepdark8

Hayatımın bir ilüzyon olmasından endişeleniyorum. Her şeyin bir rüya olmasından. Bir sabah uyanıp aslında tüm bu zaman boyunca hayal gücü çok gelişmiş bir köpek olduğumu keşfetmekten korkuyorum.

deepdark9

Öldükten sonra hala algılayabilmek ve hissedebilmekten korkuyorum. Bu durumda mumyalanmak mı daha kötü olur yoksa cesedimin yakılması mı emin değilim.

deepdark10

Brooklyn’de yollar sık sık buz tutuyor. Yürürken kayıp gözlerimi sivri uçlu demir çitlere geçirmekten korkuyorum. Dahası, yerler o kadar buzlu olduğu için kafamı o demirlerden de çıkartamayabilirim.

deepdark11

Küçükken anneannem göbek deliğimle oynamamamı, eğer oynarsam bağırsaklarımın o delikten düşeceğini ve ömrümün sonuna kadar bağırsaklarımı bir çamaşır sepetinde taşımak zorunda kalacağımı söylemişti.

deepdark12

Bir gün facebook’ta birini stalkluyor olacağım. İsimlerini arama motoru yerine yanlışlıkla durum güncellemesine yazacağım ve o kişi otomatikman etiketlenecek. Ben ancak herkes paylaşımı gördükten sonra fark edebileceğim.

İsteyenler şuradan cesareti varsa kendi absürd korkularını da Fran Krause ile paylaşıp bu tatlı çalışmaya katkıda bulunabilir.